12 Kızgın Adam / 12 Angry Men Film Analizi

Sosyal Psikoloji dediğimizde akla gelen ilk filmlerden olan 12 Kızgın Adam filmi çok uzun yıllar önce çekilmiş bir film olsa da etkisini kaybetmemiş nadir filmlerdendir. Günümüzde tiyatro olarak da oynanan 12 Kızgın adam, filmi konu olarak bir şüphelinin idam cezası alıp almaması hakkında karar vermeye çalışan jürinin toplantısını ele alır. Hararetli tartışmalarının vurucu bir şekilde işlendiği 12 Kızgın Adam filminin analizi sizlerle.

Filmin Künyesi

            Filmin Adı: 12 Angry Men / 12 Kızgın Adam

            Filmin Yönetmeni:  Sidney Lumet

            Oyuncular: Henry Fonda, Jee Cobb, Joseph Sweeney, Jack Klugman, Ed Begley

            Yapım Yılı: 1957

“12 Kızgın Adam” Filminin Değerlendirmesi

Bir başyapıt olan “12 Kızgın Adam” filmi içerisinde birçok psikolojik teoriyi içeren 1957 yapımı Amerikan filmidir. Amerikan hukuk sistemine göre yargılama için atanan farklı meslek mensubu birbirini ilk kez gören tamamı erkeklerden oluşan on iki jüri üyesi, bir cinayet şüphelisi kişi için karar vermek için toplanır. Şüpheli jüri üyeleri tarafından suçlu bulunduğu takdirde idam cezasına çarptırılacaktır.

Oylama başladığında on iki jüri üyesinden sekizinci üyesi hariç tümü, şüphelinin suçlu olduğu konusunda fikir beyan eder. Diğer üyelerin aksine fikir beyan eden sekizinci üyeye göre şüpheliyi suçlu kılacak yeterli delil ortada yoktur. Suçlu olmadığı yönünde oy kullanan üye, jürinin tüm üyelerince sert şekilde tepkiler görür ve aralarında bir tartışma başlatır. Film boyunca süren bu tartışmada sekizinci üye tüm jüriyle delillerin yeterliliği, bir şüpheliye idam cezası verecek oylamanın bu kadar hızlı ve üstünkörü olmaması gerektiği gibi konularda karşı çıkarak fikirlerini değiştirmeye çalışır. Filmin sonunda ise tartışmasız şekilde suçlu oyu veren üyelerin, sekizinci üyenin görüşleriyle başlayan tartışmadan sonra şüphelinin suçsuz olduğuna yönelik oy vererek ceza almamasını sağlarlar.

Bir olay, bir düşünce veya herhangi bir şey için fikirlerimizi veya kararlarımızı neden değiştiririz? Biz farkında olalım veya olmayalım çevreden gelen birçok uyarıcı bizim fikrimizi değiştirmemizde önemli rol oynar buna ise psikolojide “sosyal etki” adı verilir. Bu etkinin kabul etme, uyma ve itaat şeklinde üç farklı yönü vardır ancak film için uyma ve itaat yönünü irdelenir. Filmin başında suçlu yönde oy kullanan on bir üyenin her biri neden sekizinci üyenin görüşüne uyma davranışı göstermiştir? Uyma davranışını etkileyen bazı faktörler vardır. Bunlardan ilki grubun büyüklüğü, ikincisi grubun bağlılığı iken üçüncüsü grubun üyelerinin birbiriyle fikir birliğidir.

Grubun büyüklüğünden ele alırsak jüri on iki üyeden oluşur. Sekizinci üyenin fikrini savunmasıyla yapılan başka bir oylamada suçsuz yönde oy verenlerin sayısı ikiye yükselir. Eğer grubun üye sayısı on, yirmi gibi bir sayının üstünde ise sekizinci üyenin fikri kesin bir şekilde doğru olsa bile bir etki yaratamayacaktı. Grubun fikir birliği açısından incelersek tüm üyelerin fikir birliğinde olması bir grup için çok önemlidir. Tüm grubun arasından bir kişinin bile farklı yönde görüş bildirmesi bile grubun fikir birliğini düşürerek üyelerin farklı yöndeki fikirleri kabul etme ve uyma davranışı gösterme olasılığını artırır. Sekizinci üyenin şüphelinin suçlu olmadığına yönelik oy kullanmasının ardından benzer fikirde olan jüri sayısının çabucak ikiye çıkması buna örnek verilebilir. Grubun bağlılığından incelersek üyelerin birbirlerini ikinci kez görme olasılıklarının çok düşük olması dolayısıyla grubun devamının olmayacak olması farklı görüşleri kabul etme davranışının ihtimalini artırmaktadır.

Filmde sosyal etki kavramı dışında ele alınacak bir diğer faktör ise “Azınlık Etkisidir”. Azınlık etlisi, genel kabul edilen görüşün aksine fikir beyan eden bir kişiye söz hakkı verilmesi ve görüşünün dinlenmesi ile ortaya çıkar. Farklı görüşte bulunan kişinin diğerlerinin fikirlerini değiştirme olasılığı bazı faktörlere bağlıdır. Bunlardan en önemlisi diğer üyelere mantıklı bir alternatif oluşturmaktır. Üyeler tek bir kişinin sözünün diğerlerini değiştiremeyeceği düşüncesiyle hareket ederken bu etki nedeniyle tüm jürinin görüşü değişir. Bu nedenle baskıcı ve totaliter yönetimlerde farklı görüşlerin susturulması yönetim için gereklidir ve örnek olarak verilebilir.

Bir diğer sosyal kavram ise “ikna teknikleridir”. İkna teknikleri içerisinde farklı çeşitleri barındırırken filmde yalnızca sekizinci üye tarafından “eşiğe adım atma” tekniğini görüyoruz. Bu tekniğe göre bireyler diğerlerinin görüşlerini değiştirmek için farklı aşamalar kullanılır. Filmde olduğu gibi jürinin geri kalanını ikna etmeden önce sekizinci üye, sadece kendilerini dinlemelerini istiyor. Fikir değiştirmeden önce sadece dinlemelerini sağlayarak bir eşiğe adım atma, bir hazıroluşluk durumu sağlıyor. Onlardan fikirlerini değiştirmese de kabul edecekleri küçük bir talepte bulunur. Bu talep büyük oranda kabul edilir görüşlerinin değişmesi için daha büyük talepleri kabul etme olasılığını artırır.

Kaynakça:

Latané, B. (1981). The psychology of social impact. American Psychologist, 36(4), 343-356.

Latané, B., & Wolf, S. (1981). The social impact of majorities and minorities. Psychological Review, 88(5), 438-453.

Merton, R. K., Fiske, M., & Curtis, A. (1946). Mass persuasion; the social psychology of a war bond drive. Oxford, England: Harper.

Milgram, S. (1963). Behavioral Study of obedience. The Journal of Abnormal and Social Psychology, 67(4), 371-378.

Daha fazla film / kitap analizi için tıklayın… https://bilimfeneri.com/category/analizler/

12 Kızgın Adam filminin IMDb bağlantısı için tıklayın.. https://www.imdb.com/title/tt0050083/

12 Kızgın Adam, #Psikoloji #Sosyal Psikoloji

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial