Guguk Kuşu / One Flew Over the Cuckoo’s Nest Film Analizi

Guguk Kuşu Filminin Künyesi:

Filmin adı: Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo’s Nest)

Yönetmen: Milos Forman

Oyuncular: Jack Nicholson, Lousie Fletcher, Dean R. Brooks, Danny DeVito  

Yapım Yılı: 1975

Film, 1962 yılında KenKesey tarafından kaleme alınan romandan uyarlanmıştır.

Guguk Kuşu Filminin Konusu:

Guguk Kuşu filmi, 38 yaşındaki McMurpy’nin 15 yaşındaki bir kıza tecavüz sebebiyle çalışma kampına gönderilmesi, McMurpy’nin bu kampta uyumsuzluk, yerli-yersiz konuşma, çalışmak istememe, sürekli tembellik etme, otoriteye karşı gelme, beş kez kavgaya karışma gibi şikayetlerden ötürü, akıl hastası olup olmadığını değerlendirme amacıyla akıl hastanesine sevk edilmesi ve buradaki süreci konu alır.

McMurphy, çalışma kampından kurtulduğu düşüncesiyle akıl hastanesine mutlu bir giriş yapar. Etrafı incelemeye başlar, gördükleri kişilere selam verir. İlk konuşmaya çalıştığı kişi sağır ve dilsiz rolü yapan ve bunu sonradan itiraf eden Kızılderili Şef adlı kişidir. Daha sonra iskambil kartlarıyla oynayan Billy ve diğerleriyle tanışır. Ardından Doktor Spivey’in yanına götürülür. Doktorun odasındaki balık tutmuş fotoğrafı hakkında hoş sohbette bulunurlar. Doktor neden buraya geldiğinin nedenini bilmek istediğinde McMurphy bunu bilmediğini belki kavga ettiği için olabileceğini, asıl sebebini kendisinin de merak ettiğini söyler. Bunun üzerine Doktor hakkındaki dosyada yazılanları söylemeye başlar: “Uyumsuz, yerli-yersiz konuşan, genelde çalışmaya pek yanaşmayan, tembel birisiniz. Ayrıca 5 kez saldırı yüzünden tutuklanmışsınız, son tutuklanma sebebiniz 15 yaşındaki birine cinsel tacizde bulunmuş olmanız. Gelişinizin asıl sebebi ise akıl hastası olup olmadığınızı saptamak. Onların fikrine göre size verilen işlerden kaçmak için deli rolü yaptığınız. Gerçekten aklınızda bir sorun olduğunu düşünüyor musunuz?” McMurphy aklında bir problemin olmadığını ve modern bilmin müthiş mucizesi olduğunu söyler. Bunun üzerine doktor bir süre burada kalacağını, kendisini inceleyip değerlendirdikten sonra ne yapılması gerektiğine karar vereceğini ve uygun olan tedaviyi uygulayacağını söyler.

Akıl hastanesinde erkekler bölümünde yataklı serviste kalmaya başlar. Geldiğinde hemşire Mildred her gün yaptığı grup terapisini uygulamaktadır. McMurphy de katılır. Bugünkü terapi konusu başka bir akıl hastası olan bay Harding’in eşi ve evliliği hakkında konuşulmaktadır. Bay harding, karısıyla sorunlar yaşadığını ifade eder. Eşinin kendisini huzursuz hissettirdiğini, bunun sebebi olarakta eşinin sokakta gezerken erkeklerin bakışlarını üzerinde topladığını belirtir. Ayrıca cinsel hayatında problemler olduğunu, eşinin cinselliği başka erkeklerde aramasının sebebi olarak kendini gördüğünü düşünür fakat buna sebep göstermez. Eşine, ondan nefret ettiğini, bir daha görmek istemediğini, sürekli başkalarıyla ilişkisi olduğundan şüphelenir. Arkadaşlarının ona “ibne” yakıştırmasına çok sinirlenerek kavga eder, böylece oturum son bulur.

McMurphy bahçeye basketbol oynamaya çıkar. Orada karşılaştığı Şef’e basketbol öğretmeye çalışır. Bu sırada otoriter ve aşırı kontrolcü olan hemşire sürekli onu izlemektedir. Sağır ve dilsiz birine birşeyler öğretmeye çalışmasından dolayı alay konusu olsa da denemenin bir şey kaybettirmeyeceğini savunur. İçeri geçtiğinde iskambil kartlarıyla oradaki hastalarla bahisine oynamaya başlar. Sigara ve para karşılığında oyunlar açar. Hile ve kurnazlığıyla sürekli kazanır ve hastaların tüm sigara ve paralarına el koyar.Hemşire Mildred’ın bir sonraki grup terapisine katılır. Bu terapide ilk konuşmacı olmak isteyen McMurphy, Beyzbol Ligi’nin açılışı olduğunu, bunu izlemenin kendisi için önemli olduğunu, müzik yerine maçı izlemeyi teklif eder.

Bayan Mildred, kurmuş olduğu otoriter düzeninin bozulmasını istememez, başlangıçta diğer hastaların bu programa uyum sağlamalarının güç olduğunu, bunu değiştirmesi halinde huzursuzluk çıkacağını belirtse de McMurphy kararından vazgeçmez ve oylama yapılmasını ister. Hemşire huzursuz bir şekilde oylamayı kabul eder. Diğer hastalar da maçı izlemek istemesine rağmen hemşireden korktukları için oy kullanmaya cesaret edemez ve McMurphy ilk oylamayı bu şekilde kaybeder. Maçı izlemek için çözüm aramaya başlar ve muslukların takılı olduğu ağır gözüken mermer gözüne ilişir. Bunu kaldırıp pencereye atarak camı kırabileceği, bir cafeye gidip maçı izleyebileceği üzerine hastalarla iddiaya girer. İddia sonucunda umduğunu yapamaz, mermeri yerinde kaldıramaz ve alaylara maaruz kalır. Bunun üzerine “en azından yapmayı denedim, hiç değilse bunu yaptım” diyerek iğneleyici konuşur.

Bir gün sonra tekrar grup terapisine katılır. Hemşire bu seansta sürekli kekeleyerek konuşan Billy Biblit adlı hastaya soru yöneltir. Sevdiği kıza neler hissettiği hakkında açılıp açılmadığını sorar. Billy itirafta bulunduğunu, onunla evlenmek istediğini ve teklifte bulunduğunu çünkü onu sevdiğini söyler. Hemşire bunların birer yalan olduğunun vurgularcasına eğer böyle birsey yaşasaydı annesinin muhakkak haberi olacağını, anlattığı olaydaki zamanın intihar ettiği zamanla uyuştuğunu söylererek iğneler. Bu durum Bill’in daha çok kekelemesine neden olur. Bütün bu rahatsız soruları sorma sebebi olarak terapi yaptığını söyleyerek otoritesini sürdürür. Bunun üzerine başka bir hasta olan Taber beyzbol maçı izlemenin de bir terapi yöntemi olabileceğini söyleyerek yeni bir oylama yapılması talebinde bulunur.

Hastanenin bu bölümünde toplam 18 hasta yer almaktadır. Ancak akli dengesi yerinde, konuşabilen ve anlayabilen 9 hasta vardır ve bu hastalar da grup terapisine katılmaktadır. Bu 9 hastanın hepsi TV programının değişmesi, beyzbol maçını izleyebilmek için oy kullanır. Fakat oy birliğinin olması için 1 oya ihtiyaç olur. McMurphy gördüğü her hastadan oy ister fakat hastaların durumu ağır olduğu için kimse oy istediğini anlayamaz. Grup terapi süresinin bitiminden yalnızca 1 dakika sonra bir oy daha bulur fakat hemşire terapi saatinden sonra kullanılan oyu kabul etmez, belki bir sonraki seansta tekrar oylayabileceğini söyler. Çünkü koğuşun düzenini değiştirmek istemez. Bunun üzerine McMurph maçı izliyormuşcasına canlandırma yapar ve diğer hastalar da ona katılarak gürültülü sevinç gösterilerinde bulunur. Bu durum hemşirenin hoşuna gitmez ve McMurphy’i psikiyatri doktoruna gönderir. Grupça toplanan doktorların kontrolüne ve sorularına maaruz kalır. Doktorlar onun gerçekten akıl hastası olmadığını ve kendilerini kandırmaya çalıştığını iddia ederler. McMurphy bazı anormal sayılabilecek davranışlar sergileyerek doktorları atlatır.

Gönüllü olarak hastaneden kalan hastalar için haftalık şehir turu düzenlenmektedir. Bunu gören McMurphy çitlerin üzerinden atlamayı başararak otobüsün sürücü koltuğuna geçip otobüsü kaçırır. Hastalara şehir turu yaptırdıktan sonra sahile giderek bir tekne kiralarlar ve oradaki görevliye kendilerini psikiyatri doktoru olarak tanıtarak denize açılırlar. Aslında McMurphy deli kimliği altına hırsızlık yapmaktadır ve bundan keyif almaktadır. Yakalansa dahi hiçbir ceza almayıp, tımarhaneye geri geleceği rahatlığını yaşamaktadır. Kaçırdığı tekneyle ve hastalarla birlikte balık tutarlar, fazlaca eğlenerek ve balık tutarak akıl hastanesine geri döner. Hastaneye döndükten sonra kurul yeniden toplanır ve McMurphy hakkında bir durum değerlendirmesi yaparlar. Doktorlar, McMurphy hakkındaki tutumlarında değişiklik olmadığı görülür. Onun deliden ziyade tehlikeli olduğuna ve çalışma kampına geri gönderilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varır. Ancak hemşire Mildred, McMurphy’in koğuşta kalırsa ona yardımcı olabileceğini söyler ve kalmasına karar verilir.

Hastaların, bahçede oynadıkları bir basketbol maçında tam bir takım ruhu oluşturdukları görülür ve maçı kazanırlar. Ardından kapalı havuza mutlu şekilde yüzmeye giderler. Oradaki görevliyle McMurphy atışmaya başlar. Görevliye buradan 68 gün sonra kurtulacağını ve çıkışta ziyeretine geleceğini söylediğinde, görevli buradan yalnızca doktorların izniyle çıkabileceğini, 68 günün sadece hapishanede geçerli olduğunu, çıkmasının sandığından çok daha uzun süreceğini, yıllarca burada kalabilme durumunun olduğunu söyler.

Başka bir bir grup terapisinde hemşireye kızmaya başlar. Görevlinin havuza anlattıklarını yineleyerek hemşireye ve seans grubundaki arkadaşlarına bunu kendisine neden söylemediğini sorar. Ancak grup arkadaşlarının bir çoğunun hastanede gönüllü olarak kaldığını, arkadaşlarının da McMurphy’in gönüllü kaldığını sandıkları için bir şey söylemediklerini söylerler. Zorunlu olarak yalnızca kendisinin kaldığını öğrenerek hüsrana uğrar. Bu esnada bir arkadaşı McMurphy’den cesaret alarak saklaması için hemşireye verdiği sigaraları ister ve ret cevabı alır. Bunun üzerine bir arbede yaşanır ve iki arkadaşıyla beraber görevliye saldırırlar. McMurphy, Şef ve Chewick’e Elektro Konvülsif Tedavi uygulanması kararlaştırılır. McMurphy EKT sırası gelene kadar Şefle oturduğunda Şef konuşmaya başlar. Şef’in sağır ve dilsiz olmadığnı ama herkesi kandırdığını öğrendiğinde çok şaşıran McMurpy birlikte kaçabilecekleri düşüncesinden bahseder. 

McMurph, Buradan çıkamayacağını anlayınca kaçma planı kurar ve veda partisi yapıp gitmek ister. Görevliden habersiz gizice telefonu kullanarak 2 kız arkadaşını gece yarısı hastaneye çağırır ve çokca alkol getirmesini ister. Görevliyi de ikna edip kızları içeri alırlar. Kaçma teklifini Şef’e yeniden yapar ancak şef yapamacağını söyler. Zamanında babasınında kendisi gibi büyük olduğunu, canının istediği herşeyi yaptığını, Kızılderlili olduğu için diğerlerinin onunla çok uğraştığını, onu denek yaptıklarını, sürekli alkol içmeye maaruz bıraktıklarını, o büyük adamın nasıl küçüldüğünü gördüğünü, tıpkı babası gibi McMurphy’le de uğraştıklarını söyler.Parti başlar ve güzelce eğlenirler.

McMurphy artık gitmek üzeredir, sırayla tüm hastlarla vedalaşır. Sıra Billy’e geldiğinde duygusal an yaşanır, McMurpy’in gitmesini istemez, onu bir daha göremeyeceği için üzüldüğünü belirtir ancak birlikte kaçmak için de cesaret gösteremez. Gitmeden önce Billy’in kız arkadaşı olan Candy’den çok hoşlandığını farkeder, utandığı için kıza açılamadığını düşünür. Bunu üzerine Billy ve Candy’i cinsel birliktelik için bir odaya kilitler ve beklemeye başlar. Ancak herkesin uykusu gelmiştir ve hepsi sızıp kalarak kaçamazlar. Sabah olur ve hemşire odaya gelir. Sayım yaptığında Billy’in olmadığını farkederek odalara bakılması ister. Billy’i bir kızla odada uygunsuz bir şekilde bulur. Ne yaptığını sorduğunda hiçbirşey yanıtını alır. Billy’in artık kekemelediği görülür. Ancak hemşire onu annesine söyleyeceğim tehditinden sonra tekrar kekelemeye başlar. Billy, hemşirenin annasine söylememesi için yalvarır, yaptığı şeyden büyük bir utanç ve endişe duyar. Onu dinlemeyen hemşire annesine söyleme kararı alır. Billy hızla odaya giderek alkol şişesini kırıp cam parçasıyla boğazını keser ve yaşamına son verir. Billy’e olanlar çok üzülen McMurphy, hemşire Mildred’a saldırır ve boğazını uzun süre sıkar. Diğer çalışanlar gelip hemşireyi ölmekten son anda kurtarırlar.

Hayat rutine döner. Kart oynamaya devam edilir. Uzun süre ortalarda olmayan McMurphy gece yarısı odaya getirilir. Bunu gören şef McMurphy’in yanına giderek konuşmaya çalışır. Artık kaçmak istediğini, bu cesareti görebildiğini, kendisini artık dağ gibi kocaman görebildiğini söylese de cevap alamaz. Çünkü McMurphy’e lobotomi yapılmıştır. Kendine değildir ve hayatının kalanını bu şekilde geçireceğini anlar. Durumu üzülen şef McMurphy’i yastıkla boğarak kendi inanç ve değerleriyle McMurphy’i özgürlüğe kavuştuırur. Banyodaki ağır mermer zemini yerinden çıkarmayı başararak cama atar. Kırılan camdan kaçarak kendi özgürlüğüne doğru koşar.

Guguk Kuşu filminden bir kare

Guguk Kuşu Filminin Analizi

Filmin ana karakteri, akıl hastanesine sonradan dahil olan McMurphy’dir. Cinsel saldırı suçundan hüküm giyen McMurphy, hapishanede kalmak istemediği için akıl hastası rolü yaparak, akıl hastanesine sevk edilir. Kişinin bazı isteklerini yerine getirmek, bir kazanç elde etmek veya sorumluluktan kaçmak amacıyla var olan bir rahatsızlığını aşırı derecede abartması veya olmadığı halde bir rahatsızlığı varmış gibi göstermesi durumuna temaruz adı verilir (Çoban A. 2015). Buranın hapishanden daha iyi olacağını düşünüp rolünü sürdürerek ikincil kazanç elde eder. Hapishanede çalışmaktan hoşlanmayan, çalışmamak için sürekli bahane üreten, kargaşaya sebep olan McMurphy akıl hastanesinde rahat hareket edebileceği düşüncesiyle rolüne devam eder.

Antisosyal kişilik bozukluğunda (AKB) fiziksel kavgalar biçiminde kendini gösterebilen sinirlilik ve saldırganlık belirtisi uzun süreli bir davranışsal örüntüdür ve DSM-IV’de bu kişilik bozukluğunun ölçütleri arasında yer alır (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2013).

Antisosyal Kişilik Bozukluğu Tanı Ölçütleri şu şekildedir (DSM-V):

Aşağıdakilerden en az üçü ile belirti, 15 yaşından itibaren süregelen, başkalarının hakkını umursamayan ve çiğneyen yaygın bir örüntü

1) Tutuklanmasına yol açan eylemlerde bulunma, yasal sorumlulukları yerine getirmeme

2) Sık yalan söyleme, takma ad kullanma, başkalarını dolandırma.

3) Dürtüsellik ya da geleceğini tasarlamama.

4) Sinirlilik, saldırganlık, başkalarının hakkına el uzatma.

5) Kendinin ve başkalarının güvenliğini önemsememe.

6) Sürekli bir işinin olmaması, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeme.

7) Kötü davranışları sonucunda pişmanlık duymama.

8) Kişi en az 18 yaşındadır.

McMurph’de Guguk Kuşu boyunca anti sosyal kişilik bozukluğu sayılabilecek davranışlar sergilediği görülnektedir. Hapishanede 5’ten fazla kavgaya karıştığı, verilen görevleri yerine getirmediği ve bunlar için sürekli bahaler uydurduğu görülmektedir. Otorite figürünü reddederek karşı gelir. Doktor, hemşire ve hasta bakıcılarıyla sürekli münakaşaya girer. Hastanedeki hastaları suça sürükleyici davranışlarda bulunur. Otoriteye karşı birlikte hareket etmeye çabalar. Beyzbol maçını izleyebilmek için hastaları örgütler. İsteği sonuçsuz kaldığında taşkınlıklar yapar. Filmde TV kanalında beyzbol maçı izleniyormuşçasına yüksek sesle maç anlatımı yapması buna örnek teşkil eder.

Her fırsatta hastanenin iyi bir yer olmadığını, buradan kaçmak gerektiğini aşılar. Hastaları kendi çıkarları için kullanır. İsteklerine yada düşüncelerine karşıt düşünce duyduğu anda sesini yükselterek haklılığının gerekçelerini ortaya koyar. Hileli yollar kullanarak hastaların para ve sigarasına el koyar. Eğlence aracı olarak, hastaların bulunduğu otobüsü kaçırarak gezintiye çıkarır. Ardından kendini farklı kimlikte tanıtarak tekneyi kiralayıp, hastaları balık tutmaya götürür. İlaç almaya reddeder. Hastalara saygısız davranışlar sergiler. 15 yaşındaki bireye cinsel istismarda bulunmaktan suçluluk duymaz. Hasta bakıcılara rüşvet verip hastaneye kadınlar alır. Alkol tüketimine teşvik eder. Bu gibi davranışlarından ötürü McMurphy’in anti sosyal kişilik bozukluğuna sahip olduğunu düşündürmüştür.

Guguk Kuşu’nun diğer karakteri olan Billy, film boyunca kekemelik olduğu görülmüştür. Kekemelik, kişinin yaşına uygun olmayacak derecede ses, hece ya da sözcük tekrarları, uzatmaları, duraklamaları ya da sözcüklerin fiziksel gerginlikle söylenmesi ile karakterize olan konuşma akıcılığında ve zamanlamasındaki bozukluk DSM-5’te çocuklukta başlayan konuşma akıcılığı bozukluğu ya da kekemelik olarak adlandırılmıştır. (APA, 2013.)  ICD-10’da ise, kekemeliğe ek olarak karmakarışık hızlı konuşma tanısı da bulunmaktadır (Pekcanlar Akay A, 2016). Filmde, Billy adlı hastanın sıklıkla kekelediği görülmektedir. Genel olarak son heceyi söylerken tekrarlara takıldığı, konuştuğu kişiye göre kekeleme oranının arttığı yada azaldığı görülmektedir. Kekemelikte ses ve hece tekrarları, ses uzatmaları, konuşma sırasında duraklamalar, ritmik olmayan fonasyon, dolaylı konuşma, sözcükleri fiziksel gerginlikle söyleme, kas gerilimi, anormal baş ve vücut hareketleri, konuşmaktan kaçınma görülebilir (Pekcanlar Akay A, Ercan ES, 2016.) Filmde Billy, otoriter olarak yansıtılan hemşire Mildred’ı her gördüğünde kekelemesi pik yapmaktadır. Hemşireden oldukta çekinmekte, her diyaloğa girdiğinde, jest ve mimiklerini kontrol edememe, hafif baş sallama hareketi yapma, konuşurken ciddi ifadeye takıldığı görülmektedir.

Kekemelik tüm toplumun %1’ini etkilerken çocuklarda sıklığı %8-11 olarak bildirilmektedir. (İşeri E, Güney E, Taş Torun Y.,2018.) Erkeklerde kızlardan iki kat daha sık görülür. Başlangıç yaşı genellikle 2-7 yaş arasında olup, 2-3,5 yaş arasında ve 5-7 yaş arasında olmak üzere iki pik yapar (Sadock BJ, Sadock VA, Ruiz P, 2016). Olguların %85’inde 3,5 yaş öncesinde, %98’inde 10 yaş öncesinde başlar. Filmede, Billy’in kekemelik yaşı belirtilmemiştir. Ancak erkek cinsiyetine sahip olması, fizyolojik yatkınlığının yüksek olmasına işaret etmektedir.Erişkin çağda başlayan kekemeliğin akıcı konuşmayı kolaylaştıran uygulamalara dirençli olduğu ve konuşma bozukluğunun sıklıkla tümce ya da sözcük gruplarının başında değil, söylenmeye başladıktan sonra ortaya çıktığı belirtilmektedir (Stewart ve Rowley 1996). Billy’nin genellikle cümleye başlarken sorun yaşamadığı ancak cümleyi tamamlarken heyacanlandığı ve konuşmada güçlük çektiği görülmüştür.

Birçok olguda, kekemeliğin nedeni olarak belirgin bir nöropatoloji bulunamamış; migren, yüksek bunaltı düzeyi ve diğer ruhsal zorlanmaların etken olabileceği, birlikte anksiyete ve depresyonun da gözlenebileceği ileri sürülmüştür (Menkes ve Ungvari 1993, Stewart ve Granthaın 1993). Billy’in yer yer içine kapanması, kimseyle konuşmak istememesi depresyona yatkın olduğunu düşündü.Kekemeliği olan çocukların ebeveynlerinde kişilik özellikleri olarak obsesif- kompulsif kişilik özelliklerine, hatta nevroza sık rastlanmaktadır (Köroğlu E, Bayraktar  2010). Filmde, Billy’in annesinden çok korktuğu görülmektedir. Sebep olarak sürekli annesinin kontrolüne maaruz kalmaktadır. Her konuda disiplin altına yetiştirilmiştir. Özel hayatına kadar kontrol edilmektedir. Filmin bir sahnesinde Billy’nin cinsel birliktelik yaşamasından sonra annesinin öğreneceği, onun hayal kırıklığına uğratacağı korkusu üzerine intihar etmiştir.

Kişilik Bozukluğu Bağlamında Guguk Kuşu:

Kişilik bozukluğu; istikrarlı olarak, olumlu bir benlik bilincini şekillendirmede, yakın ve yapıcı ilişkileri sürdürmede sorun yaşama olanakları tanımlanan farklı yapıların aldığı bir grup rahatsızlıktır. (APA, 2013)  Sosyal kaygı bozukluğu, DSM-5’te Kişilik Bozuklukları kapsamında B kümesinde yer almaktadır. Filmde Billy adlı kişi hastanede yatılı kalmaktadır. Bill’in utangaç, çekingen ve gergin tavırları sosyal kaygı bozukluğuna işaret edebilir. Sosyal kaygı bozukluğu, başkalarının gözünün üzerinde olabileceği ortamlarda olma ya da sadece tanıdık olmayan insanlarla karşılaşıldığında yaşanan ve mantıklı olmayan ısrarlı bir korkudur. Bu bozukluk DSM-IV-TR de sosyal fobi olarak adlandırılırken DSM-V de sosyal kaygı bozukluğu olarak tanımlandı. Çünkü bu bozukluk diğer fobilerden daha çok sorunlara yol açma ve normal aktiviteleri daha çok engelleme eğilimindedir. (Liebowitz, Heimberg, Fresco ve ark, 2000). Billy başlangıçta hastaneye yeni gelen McMurphy’ye karşı utangaç bir tavır sergilemiştir. Bunun dışında otorite figürü olan hemşire Mildred’la konuşurken sürekli çekinceler yaşamaktadır, isteklerini tam olarak ifade edememektidir. Sonradan tanıştığı Candy adlı kızdan çok hoşlanmasına rağmen, duygularını söyleme cesaretini gösterememiştir. Ayrıca sosyal kaygı bozukluğu ve kekemelik arasında bir bağlantı olduğu söylenebilmektedir. Bu da Bill de sosyal kaygı bozukluğunu destekler niteliktedir. Grup seanslarında konuşma sırası ona geldiğinde rahatsızlık hissedip konuşmayı reddetmesi sosyal kaygı bozukluğu olabileceğini düşündürmüştür.

Guguk Kuşu filminde dikkat çeken karakterlerden birisi de Şef Bromden’dir. Şef’te filmde hastanede yatmaktadır. Filmin başlangıcında sağır dilsiz rolü yaptığı görülmekte, daha sonra yalan söylediğini güvendiği kişi olan McMurphy’e itiraf etmektedir. Bu rolü yapma gerekçesi olarak Kızılderili olduğu için toplumdan dışlandığı yada denek olarak görüldüğü, eşiyle ilgili problemler yaşaması gösterilebilir. Bu durum  Şefte total mutizm olduğunu düşündürmüştür. Total mutizm; genellikle yetişkinlerde görülür. Total mutizm bozukluğunda hiçbir kişi ve ortamda konuşma gerçekleşmez. Kişi iletişim kurmak istediği nadir durumlarda genellikle yazılı olarak gerçekleşir. Şef yetişkin biridir. Toplum tarafından ötekileştirildiği için insanlara güven duymaz ve konuşma gereksinimde bulunmaz.

Karakter Analizi Bağlamında Guguk Kuşu:

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya nüfusunun %5’i depresyon geçirmektedir. Majör Depresyon, beynin işlevlerinde bozulma ve düzensizliklerin yansıması olarak duygu, düşünce, davranış ve bedensel işlevlerde bozulmanın ortaya çıktığı belirtiler kümesidir. Her hastada tüm belirtiler bir arada olmayabilir. Depresyonun temel belirtileri arasında karamsar ve kederli duygu-durumu, kötümser düşünce içeriği, umutsuzluk, çaresizlik hisleri, hayattan zevk alamama, hemen her konuda ilgi kaybı yer almaktadır. Kişi günün çoğunda, özellikle sabahları depresiftir. Beraberinde boşluk hissi olur ve her şey anlamsız gelebilir. Motivasyon kaybı nedeniyle gelecekle ilgili hedef belirleyebilmek ve hedefe odaklanabilmek güçleşir. Kaygı ve korkular da bulunabilir. İç huzursuzluğu ve gerginlik hisleri olabilir. Hasta kendini sürekli değersiz, yetersiz, ya da suçlu hisseder kendine ve çevreye güvenmekte zorlanır. Yalnızlık hissedilebilir. Gelecekle ilgili olumsuz düşünceler olabilir. Düşünce yavaşlayarak konuşmanın da yavaşlamasına ve azalmasına neden olur. Unutkanlık olur. Dikkat bozulabilir. Enerji düşer, kişi çabuk yorulur. Uykuya dalmak zorlaşabilir. Gece boyunca uykuda bölünmeler ya da sabaha karşı yorgun bir şekilde uyanma ve tekrar dalamama görülebilir.

Şef; hareketleri oldukça ağır, düşünceli duygu durumu içerisinde olan, geceleri dahi uyumayan, düşük enerjiye sahip, diğerleriyle birlikte hareket etmeyen, faaliyetlere katılmayan, olumlu duygu ifadesi göstermeyen, sürekli elindeki sopasıyla aynı hareketleri yapan birisi olmasından ötürü depresyonda olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca eşiyle problemler yaşaması ve toplumdan ayrışması depresyona zemin hazırlamaktadır. Filmdeki tüm sahnelerde geceleri uyuyamadığı, uykuya dalmakta güçlükler çektiği, uyku düzensizliği yaşadığı, uykuyu sürdürmede zorlandığı görülmektedir.

Paranoid kişilik bozukluğu; toplumun yaklaşık % 0.5-2.5‟inde görülür. Şizofreni ve sanrılı bozukluk gibi psikotik bozukluğu olan kişilerin ailelerinde ve erkeklerde daha sık ortaya çıkar (Sadock ve Sadock 2009; Köroğlu ve Bayraktar, 2010). Sürekli olarak başkalarının davranışlarına, motivasyonlarına karşı şüphecilik ve güvensizlik mevcuttur. Eleştiriye karşı aşırı duyarlıdırlar, özerkliklerine bir tehdit olduğunda öfkeyle tepki verirler, şüphelerini haklı çıkaracak kanıtlar ararlar ve başkaları ile ilgili algıları, inançları oldukça katı olma eğilimindedir (Kay ve Tasman 2006). İlişkili özellikler güçlü özerklik duygusu, rahatlayamama, yasal mücadeleler, benzer inançları olan kişilerle kapalı gruplar oluşturmadır (Svrakic ve Cloninger 2007). Kişilerarası özellikleri: Paranoid kişilikler sadece aşağılık duygularıyla ilgili aşırı güvensizlik yaşamaz, ayrıca algıladıkları eksik yönleri için kendileri yerine başkalarını suçlarlar (Millon ve ark 2004). Başkalarına düşmanca yaklaşımları bağlanma geliştirmelerini engeller. Bazen çevrelerindeki sadık kişileri gözleri ve kulakları gibi kullanabilirler.

Benjamin (1996) paranoidlerin dünyaya karşı güvensizliklerinin altında çocukluk dönemindeki sert cezalandırmaların yatabileceğini, hatta çocukluklarında aileleri tarafından günah keçisi olarak kullanılmış olabileceklerini belirtmektedir. Filmde dikkat çeken hastalardan Bay Harding’te paranoid kişilik bozukluğuna sahip tavırlar sergilemektedir. Sürekli olarak eşinin başka erkeklerle görüştüğünü söylemektedir fakat elinde her hangi bir kanıtı yoktur sadece öyle hissettiğini söylemektedir. Eşine karşı kıskançlık hezeyanları vardır. Harding aynı zamanda homoseksüeldir ve bu yüzden toplum tarafından dışlanma korkusu yaşamaktadır. Birkaç sahnesinde küçücük bir şeyden bile arkadaşlarının ona saygı duymadığını düşünüp ve aşırı tepkiler vermektedir.

Fimde ayrıca anti psikiyat akımına da göndermelerde bulunulmuştur. Antipsikiyatri, geleneksel psikiyatrinin savlarını ve uygulamalarını eleştiren, 1960’larda İngiltere’de doğan akım. Temsilcileri arasında; Franco Basaglia, Ronald Laing, David Cooper, Michel Foucault ve Thomas Szasz bulunmaktadır. Amacı; Elektro Konvülsif tedavi, insülin şok terapisi, lobotomi, farmatik ilaçların aşırı kullanılması, hasta rızası olmadan tedavi ve kapatma gibi nedenlerden dolayı psikiyatriyi zorlayıcı ve baskıcı bir yöntem olarak tanımlayıp bu uygulamalara karşı çıkar. Filmde EKT ve lobotomi ceza yöntemi olarak kullanılmıştır. McMurphy’i bir türlü otorite altına alamadıkları için lobotomi yöntemine başvurmaları örnek olarak verilebilir.Filmdeki dikkat çeken karakterlerden birisi de hemşire Mildred’tır. Hastalar üzerinde otorite kurmaktadır. Kuralları katı olup, değiştirilmesine müsade etmemektedir. Tüm hastalar ondan çekinmektedir. Hastaların isteklerine mantıklı, sert şekilde açıklamalar getirerek aralarına mesafe kurar. Harding’in 1970’li yıllardaki toplumu yansıttığı düşünülmektedir. Toplumun da katı kuralları vardır. Kendisi dışındaki bireyleri ötekileştirerek toplumdan iter. O bireylere deli damgası vurur. Hastanedeki bazı hastaların, toplum tarafından dışlandığı için buraya kendi iradesiyle gelip kalmaları örnek gösterilebilir.

Sonuç

Guguk Kuşu filmi, akıl hastası olmasından şüphelenilen McMurphy’in akıl hastanesine gönderilmesi, hastanedeki süreci, orada kalan hastaların durumlarını, tedavi süreçlerini ele alınmıştır. McMurphy’in saldırgan, sinirli, tehlike arz eden davranışları anti sosyal kişilik bozukluğuyla nitelendirilir. Akıl hastanesindeki hastaların bir çoğu toplum tarafından dışlanmış hastalardır. Film, toplumun ötekileştirdiği, deli damgası vurduğu hastaların hayata tutunma çabasını gözler önüne sermektedir. Anti sosyal psikiyatri akımının ortaya çıkmasıyla ceza olarak kullanılan EKT, Lobotomi gibi yöntemlere eleştiride bulunmuştur. Guguk Kuşu filmi psikotik bir tanı almış bireyin olası terapi sürecinde kullanılabilir.

Kaynakça

  • Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) (2013). Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı, Beşinci Baskı (DSM-5), Tanı Ölçütleri Başvuru Elkitabı (E Köroğlu Çev). Ankara: Hekimler Yayın Birliği;
  • Kring, A. M., Johnson, S. L., Davidson G., Neale,J. (2017) Anormal Psikoloji: Şizofreni, (syf. 251-284)
  • Fışıloğlu, A. ( 1996) Akıcı Konuşma Bozukluğu: Kekemelik Tanısı ve Sağaltımı. 3P Dergisi 4: (syf. 144-149).
  • Öztürk, M. ( 1994) Çocukluk Çağı Ruhsal Sorunları ve Bozuklukları; Ruh Sağlığı ve Bozuklukları, 5. Basım. Mü Öztürk (ed). Ankara, Hekimler Yayın Birliği, (syf. 421-452).
  • Sezgin, F., Uğuz, Ş., Avcı, A., ve ark. ( 1996) Kekemelik. (syf. 88-96).
  • Dr. Tamam, L., Dr. Öztanrıöver, S., Dr. Özpoyraz, N. (1998). Türk Psikiyatri Dergisi (64-68).
  • Koyuncu, Z.,  Mercan M. (2019). Konuşma ve Dile Özgü Nörogelişimsel Bozukluklar Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Bitirme Tezi
  • Anstendig, K. (1998). Selective Mutism: A Review of the Treatment Literature by Modality From 1980–1996. Psychotherapy: Theory, Research, Practice, Training (syf.381-391).
  • Leonard, H. L. ve Topol, D. A. (1993). Selective Mutism; Child and Adolescent Psychiatric Clinics of North America, (syf. 695-707).
  • Köroğlu, E. Depresif Bozukluklar (2010).: Psikiyatri Temel Kitabı (syf. 512).
  • Dr. Türkçaparı, H.,  Dr. Güriz, O. Ve ark. (2004). Antisosyal Kişilik Bozukluğu Olan Hastalarda Öfke ve Depresyonun İlişkisi.
  • Konduz, N. (2015). DSM-5’e Göre Kişilik Bozukluğu Tanısı Alan Hastaların Kişilerarası İşlevsellikte Yetersizlik Düzeyleri

Daha fazla film analizi için tıklayın https://bilimfeneri.com/category/analizler/

Guguk Kuşu Filminin IMDb bağlantısı için tıklayın… https://www.imdb.com/title/tt0073486/?ref_=ttrel_rel_tt

#Guguk Kuşu #Analiz #Film Analizi #psikoloji #Patoloji

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial