Sıradan İnsanlar / Ordinary People Film Analizi

1980 yapımı Oscar ödüllü Sıradan İnsanlar filmi içerisinde pek çok psikolojik etmeni barındıran bir filmdir. Tekdüze bir aile hayatının ve bu ailedeki sıradan insanların başından geçen olayları ustaca anlatmıştır. İşte size Sıradan İnsanlar film analizi..

Filmin Künyesi

Filmin Adı: Ordinary People (Sıradan İnsanlar)
Filmin Yönetmeni: Robert Redford
Oyuncular: Donald Sutherland, Mary Tyler Moore, Judd Hirsch, Timothy Hutton
Yapım Yılı: 1980

“Sıradan İnsanlar” Filmin Konusu

Ordinary People (Sıradan İnsanlar) filmi, ailesi ile birlikte yaşayan on yedi yaşındaki lise öğrencisi Conard Jarret’in (Timothy Hutton) abisi Buck’ı (Scott Doebler) bir kaza sonrası kaybetmesiyle başlayan süreçte negatif duygudurum içinde sürdürdüğü hayatının kendisini ve insanlarla ilişkilerini nasıl etkilediğini ele alır.
Connard’ın babası Calvin, (Donald Sutherland) mesleğinde başarılı bir avukat, annesi Beth (Mary Tyler Moore) ise bakımlı, neşeli ve herkes tarafından sevilen biridir., Ailenin ilk çocuğu Buck pek çok farklı yönden kardeşinin önünde olması Conard’ın her zaman abisinin gölgesinde bir hayat yaşamasına neden olur. Abisi ile oyun oynarken Buck’ın kaza sonucu hayatını kaybetmesinden sonra intihar teşebbüsü ile hastaneye yatırılan Conrad tedavisinin ardından eve döner. Film bu süreçten sonrasını ele alır.
Arkadaşları ile birlikte izledikleri tiyatro oyunundan dönen ebeveynler odalarına çıkarken Conard’ın odasının ışığının yandığı babası tarafından fark edilir. Uykusından gördüğü kabus ile uyanan Conrad babasının kapıyı çalması üzerine eline kitap alır ve babasının üzerinde okuyormuş izlenimi bırakmak ister. Babasının yaptıkları tedavi planı için oğluna doktorunu arayıp aramadığını sorması üzerine Conard tarafından planların kendisinin ihtiyacı olduğu zaman devreye gireceği yanıtını alır. Bunun üzerine babası annesinin yanına dönerken oğulları gecenin geri kalanını uykusuz geçirir. Ertesi gün kahvaltıda aç olmadığını söyleyerek okula arkadaşlarının aracıyla gider. Yol süresince ve okuldaki derslerde oldukça sessiz ve ilgisizken ders bitiminde hastanedeki doktorunun yönenlendiriği doktoru telefonla arayarak randevu almak ister fakat almaz. Uykusunda kardeşini kaybettiği kaza hakkında rüya gören Conard ertesi gün doktorun yanına gider. Bir buçuk ay önce dört ay kaldığı hastaneden çıkan Conard, doktoru Berger’in (Judd Hirsch) yanına geldiğinde ilişkilerinde ve okulunda problem olmadığını söylerken kendisine doktoru tarafından yöneltilen “neden buradasın?”, sorusunu “kontrolü elden bırakmak istemiyorum” cümlesiyle yanıtlar. Bu kontrol duygusunu insanların kendisinden endişelenmeyi bırakmaları için istediğini söyleyen Conrad, en çok babasının endişelendiğini söyler. Doktorun annesi için ne kadar endişelendiği sorusuna ise tepki vererek doktor ile aralarındaki ilişkinin kendisini gerdiğini söyler. Berger terapinin haftada iki gün olacağını söylemesi üzerine halihazırda okul takımında yüzücü olan Conard, hem maddi olarak hem de yüzme antrenmanları ile çakıcak süreç hakkında şüncelidir. Akşam yemeğinde ailesi ile olan konuşmasında Doktor Berger ile görüştüğünü ve görüşmeye devam etmek istediğini söylemesi babası tarafından çok iyi karşılanırken annesi bu karara kayıtsız kalır.


Daha önceden planladıkları yılbaşı tatili hakkında eşiyle konuşan Bayan Jarret, eşi tarafından Conrad’ın tedavisini bölmek istemediği için tatil planlarını gözden geçirmeleri gerektiğini düşünmektedir. Tedavisinin yalnızca 3 hafta süreceğini ve oğluna da iyi geleceğini düşünen Bayan Jarret eşinin zıt yöndeki fikrine karşın kendisinin uzaklaşmak istediğini ve önemli olanın bu olduğunu söyler. Terapi süreci hakkında oğlunun aldığı kararı değiştirmesinden endişelenen Bay Calvin, eşi tarafından oğlunun aldığı kararı değiştirmesinin yalnızca kendisi için olumsuz olacağı sözleri ile karşılaşır. Bayan Jarret, evde eşi ve oğlu yokken kaybettiği oğlu Buck’ın odasına girip girmeme konusunda kararsız kalsa da odaya girmiş ve oğlunun eşyalarına bakarken hüzünlenmiştir.
Bir süre sonra Conrad’ın eve geldiğini farketmez ve korkar. Oğluna aşırı tepki veren Bayan Jarret, oğlu ile kendisi arasındaki soğuk iletişimi devam ettiremeyerek odalarına çekilirler. Bay ve Bayan Jarret katıldıkları bir davette arkadaşları ile sohbet ederken Bayan Jarret, eşinin arkadaşlarından birisine Conrad ile ilgili konuştuğunu görünce davet çıkışında eşine sert tepki verir. Oğlunun sağlık durumu gibi konuların gizli kalması gerektiği hakkında eşine çıkışır.


Conard, antrenman sırasında antrenörünün ona performansının altında olduğunu, iyi uyuyup uyumadığı ve sakinleştirici ilaç alıp alamadığı soruları üzerine terapi sürecinde doktorundan sakinleştirici ister fakat olumsuz yanıt alır. Yüzme hakkında konuştukları sırada yüzme performansından dem vuran Conrad, belki de artık yüzmek istemediğini söyler. Bu durumun arkasında yatan nedenin kendisinden hızlı iki yüzücü olduğunu ve can sıkıcı tipler olduğunu söyleyerek onlara tahammül edemediğinden bahseder. Doktorun yüzmeyi bırakmak hakkındaki sorularına ise olumsuz sonuçlar doğuracağını söyleyen Conrad, yüzmeyi
bırakması halinde geçen yıldan farklı hissetmeyeceğini söyler. Doktor arkadaş ilişkilerinde iyileşme olup olmadığını sorar ve olumsuz yanıt alır. Conrad arkadaş ilişkilerinin sadece hastanede yattığı sürede zor gelmediğini söyler. Bunun nedeni ise orada kimsenin gizli ve saklısının olmadığını düşümesidir. Doktor hastaneden varsa arkadaşı ile görüşmesinin iyi olacağını söyler. Bu durum üzerine arkadaşıyla buluşur. Hastane ile ilgili konuştukları sırada durumdan pek hoşnut kalmayan arkadaşı işi olduğu söyleyerek erken kalkar ve tekrar görüşmek üzere sözleşirler. Conrad geldiğinde annesi ile konuştukları sırada evde bir hayvan besleme hakkında tartışırken Bayan Jarret’in oğlunu dinlemeden kendi fikirlerini empoze etmeye çalışmasına sinirlenen Conrad havlayarak annesine tepki gösterir. İleriki dakikalarda annesinin telefon konuşmasına şahit olan Conrad, Bayan Jarret’in kendisi ile olan iletişimin kopukluğunu ve soğukluğunu farkederken annesinin telefonda konuştuğu arkadaşlarına verdiği gülme tepkilerini tıpkı kaybettiği kardeşine verdiği gülme tepkilerine benzetir. Terapisti ile olan görüşmesinde bu durumun ele alınmasıyla Conrad iletişim kuramadıklarını, bilmediği bir nedenden dolayı bir araya gelemediklerini ifade eder.

Conrad antrenman yaptığı bir günün sonunda ani bir kararla antrenörün odasına giderek takımı bırakmak istediğini söyler. Antrenörü onun bu fikrini değiştirmeye çabalasa da Conrad’ın fikri değişmez ve kararın sonuçlarının farkında olduğunu söyler. Terapisti ile olan sürecinde ailesine, özellikle babasına yüzmeyi bıraktığını söylemek için uygun bir zaman olmadığını söyler. Bunun nedeni olarak da babasının son dönemlerde kendisi için fazla endişelendiğini ve hassas olduğu yönündeki görüşleridir. Yüzmeyi bıraktığını annesine söylemesi yönündeki terapist fikrine ise, kendisiyle iletişim kuramadığını hatta kimsenin annesiyle iletişim kuramayacağı yönündeki inancını paylaşır. Üzgün olduğunu ve bugün hiçbir şey hissetmediğini söylerken doktorundan kontrol ve hissizlik arasında bir bağın olabileceği düşüncesi gelir. Doktorunun Conrad’ın kafasındaki düşünceleri serbest bırakmaması üzerine uyguladığı taşırma yöntemi danışanından “düşüncelerimi serbest bıraktığımda berbat hissediyorum” yanıtını alır. Doktorun Conrad’ı daha da zorlamasının ardından kendisinden aşırı tepkiler alır ve ona “hislerinin seni gıdıklayarak geldikleri düşüncesine kapılma” der.


Ertesi gün yılbaşı için annesinin ebeveynlerinin eve gelmesiyle fotoğraf çekilen aile bireyleri Conrad haricinde mutlulardır. Fotoğraf çekim sırası Conrad ve annesine geldiğinde Bayan Jarret fotoğraf çekilmek için çok istekli olmaz. Kamerayı diğerlerini çekmek Bay Jarret’ten ister. Babasının kamerayı vermeyip ısrarlı şekilde fotoğrafı çekmek istemesine
Conrad küfür ederek tepki gösterir. Bu durumun ardından mutfakta Bayan Jarret’in annesi ile olan konuşmasında oğlunun tediye tekrar başlama konusunda verdiği karara sıcak bakmadığı görülür.
Okulda koro çalışmalarına katılan Conrad, son çalışmada tanıştığı Jeannine ile konuşmaya başlarlar. Conard’a kendisinin çok iyi bir tenor olduğu konusunda fikirleri olduğunu söyleyen Jeannine ile ilişkileri güçlenmiştir. Eve geldiğinde mutlu olduğunu hastaneden arkadaşı Karen ile paylaşmak istemesi üzerine kendisini arar ancak annesi tarafından Karen’ın okuldan henüz gelmediği yanıtını alır. Kendisini daha iyi hisseden Conrad, korodan sonra iyi bir iletişim kurduğunu ve kendisini mutlu hissetmesine neden oduğunu düşündüğü Jeannine’i arar. Bir buluşma teklif eder ve olumlu yanıt alır.


Babası ile yılbaşı kutlaması için aldıkları çam ağacını süslerken annesinin eve gelmesi ile Conrad’ın yüzmeyi bıraktığı ortaya çıkar. Annesi oğlunun bu davranışını bir arkadaşından öğrenmiştir. Bayan Jerret’in takımdan ayrılma davranışını önemli olarak nitelelendirmeyen Conrad’a karşı davranışının oğlu açısından değil, kendisinin canını sıkabilmesi açısından önemli olduğunu söyler. Kendisini küçük düşürdüğünü ve kendisine yalan söylediğini oğluna söyler. Bu durumu kabullenmeyip evde kalamayacağını söyleyen annesine Conrad sert tepki vererek “sen de o zaman Avrupa’ya git” der. Kendisine kızmasının nedeninin takımı bırakması değil, bu davranışı kendisinden önce başkasının bilmesi olduğunu söyler.
Hastaneye hiç ziyarete gelmediği bunun yerine İspanya ve Portekiz seyahatlerinde meşgul olduğunu söyler. Kendisini tavana assalar annesinin umrunda olmayacağını vurgular. Babasının, annesinin grip olduğu için gelemediği sözlerine Conrad “eğer Buck hastanede olsaydı her gün ziyaretine gelirdi” diyerek çıkışır. Annesi ise Buck’ın hastanede hiç yatmadığını söyler. Bu durum üzerine Conrad sinirlenerek üst kata odasına çıkar. Bay Jerret’in oğullarının yanına çıkma fikrine karşı çıkan Bayan Jerret, kocasını Conrad’ın kendisini her çiğnediğinde ondan özür dileme davranışı gösterdiğini söyler. Bu sözler üzerine Bay Jerret ise onu anlamaya çalıştığını söylerken kavga etmeye başlarlar. Oğlunun yanına çıkma fikri bir kez daha reddedilen Bay Jerret tek başına üst kata çıkar. Babasının odaya girmesinin ardından sergilediği davranışları isteyerek yapmadığını, üzgün olduğunu ve kendisine kızmaması gerektiğini tekrarlayan Conrad’a babası, özrü annesinden dilemesi gerektiğini söylerken Conrad’dan olumsuz yanıt alır. Onunla iletişime geçemeyeceğini söyler. Babası bu durumun nedenini anlamaya çalışırken Conrad, özürün bir şeyi değiştirmeyeceğini ve annesinin kendisine karşı bakışının hiç bir zaman değişmeyeceğini söyler. Bay Jerret oğluna, eşinin kendisinin takımı bıraktığına tepki verdiğini söylerken Conrad, bu durumun sadece bu davranıştan kaynaklanmadığını uzun süredir var olduğunu, babasının bu tutumu göremediğini söyler. Annesinin kendisinden nefret ettiğini söyleyen Conrad, babasından gelen doktorun verimliliği hakkındaki sorusuna yaşananların doktorla alakalı olmadığı yönünde cevap verir.
Bir sonraki terapi seansında annesiyle kavga edene kadar her şeyin yolunda olduğunu, bu durum için annesini suçlamadığını söyleyen Conrad, kendisinin kin kusmasından sonra annesine yapacak fazla bir şeyin kalmadığını söyler. Kendisinin hiç affedilmeyecek bir şey yaptığını söylerken bu durumu havludaki kan lekesini yıkayarak arıtamayacağı, her şeyin üstünün örtülmesi gerektiği önermesiyle vurgular. Banyodaki çinilerin değişmesi gerektiğini, evdeki hizmetçinin bile tozları iyi alamadığı için kovulduğunu söyler. Terapisti Conrad’a kendi yetersizlikleri değil annesinin yetersizliklerini bulması gerektiğini, kendisini sevmediği için onu suçlamaması gerektiğini söyler. Conrad, kardeşini ve babasını sevdiğini ancak annesinin kendisini sevmediğini söyler. Doktor ise bunun seni sevmemesinden kaynaklanmadığını söylerken sevme yönünü babasına çeviriyor. Conrad babasının kendisini sorumlu hissettiğini, ayrım yapmadan herkesi sevdiğini söyler Terapisti ise olayı kavradığını, annesinin kendisini sevdiğini ancak yanlış davranışlarda bulunduğunu söyleyerek şu cümleyle destekler; “belkide duyguları senin beklediğin şekilde açığa çıkmıyordur, belki de duygularını açığa çıkarmaktan korkuyordur?” Doktor, Conrad’ın affetmesi gereken kişinin annesinin dış görünüşündeki kişide değil, onun altında sakladığı kişi olduğunu söyler. Conrad ise durumun farkına varır. Bu durumda ne yapması gerektiği konusunda ısrarlı şekilde doktor Berger’e sorular sorsa da doktor, sürenin dolduğunu ancak haftaya devam edeceklerini söyler. Bu konu hakkında düşünmesini söyler. Conrad’ın annesi hakkında söylediği sözleri düşünen Bay Jerret, uzun süredir duygusal açıdan iyi olmadığını düşünmektedir. Arkadaşıyla koşu yaparken yine bu düşüncelere dalan Bay Jerret, oğlunun terapistine gider. Oğlu hakkında konuşmaya başlayan Bay Jerret her ne kadar psikiyatriye inanmasa da oğlundaki iyiye ilerlemenin farkedildiğini söyler. Conrad konusunda psikiyatriste yardım edeceğini düşünen Bay Jerret, Conrad’ın intihar girişiminden öncesinde de bir şeylerin ters gittiğini gördüğünü söyler. Zeki bir çocuk olduğunu, iyi notlar aldığını ve problemlerin üstesinden kendi başına gelebileceğini düşündüğünü söyler. Kendisini sorumlu hisseden Bay Jerret kendini kaza olana kadar şanslı hissettiğini söyler. Hayatın kendisinin de bir kazadan ibaret olduğu yönünde düşüncelere sahiptir. Eşi ve karısının kendisinden uzaklaştığıni bu konuda bir şeyler yapması gerektiğini ve bu ne yapacağını bilmediğini söyler. Kendisinin bir çit üstünde oturduğunu eşi ve oğlunun ise çitin iki yanlarında durduğunu belirtir. Eşinin Conrad’ı bilmediği bir nedenden dolayı affetmeye gücü yetmediğini düşünür. Bunun nedeninin birbirlerine çok benzemesinden kaynaklı olabileceğini söyler. Cenazede yalnızca ikisinin ağlamadığını, eşinin Conrad’a karşı şevkat göstermediğimi söylerken Buck’a karşı tam tersi bir tutuma sahip olduğuna, Bayan Jerret’in oğluna tıpkı aşık olduğunu söyler. Doktor Berger’in Bayan Jerett’in eşi hakkındaki tutumunun kendisinde ne tür duygular yarattığını sorması üzerine Bay Jerret, kendisi için bir sorun olmadığını söyler. Konuştuklarının gizli olduğu konusunda güvence alan Bay Jerret, kendisinin doktor Berger’e gelme nedeninin oğlu hakkında konuşmak için değil kendisi için konuşmaya geldiğini söyler. Bay Jarret eve döndüğünde eşiyle Buck’ın cenazesi hakkında konuşmak istediğini söyler. Kendisine ne giymesi gerektiğini söylediğini hatırladığını ve giydiği şeyin neyi değiştireceğini düşündüğünü söyler. O gün kendisinin deli gibi olduğunu eşinin ise ayağına ne giyeceği konusu ile ilgilendiğini söyler. İkili sarılırlar.


Bayan Jarret yılbaşı hediyeleri için liste hazırlarken eşi doktor Berger ile görüşmeleri gerektiğini söyler. Aynı konu hakkında hep birlikte konuşmanın herkese iyi geleceğini söyleyen Bay Jarret, eşinden kendisini değiştirmeye çalışmaması konusunda uyarı alır. Bayan Jarret olanlardan sonra elinde kalanları koruması gerektiğini söyler. Buna karşılık eşi ise tam bu nedenle gitmeleri gerektiğini, belki de çok şaşıracağını söyler. Bayan Jarret, şaşırmak istemediğini söylerken, mükemmel biri olmadığını eşi gibi herkesi kucaklayan bir insan olmadığı için üzgün olduğunu söyler. Problemleri evinde ve ailesi içinde çözebileceğini düşünen Bayan Jarret, koşa koşa birilerinden yardım almanın zayıflık olduğunu söyler. Gelecek yılbaşı hakkında konuşan ikili, Bayan Jarret’in kardeşinin yanına gitmelerinin kendilerine iyi geleceklerini söyler.
Korodan tanıştığı arkadaşı ile bağları güçlenen Conrad, Jeannine ile Bowling oynamaya giderler. Jeannine’in her ne kadar çok kötü oynadığını söylese de Conrad’ın ısrarıyla planlarını bozmazlar. Yemek yedikleri sırada Jeannine Conrad’a intihar girişimi ile ilgili sorular sorar. Bu duruma karşın Conrad ne tepki vereceğini bilmez ve doktor ve terapisti dışında kimseyle konuşmadığını ilk kez kendisinin soruduğunu söyler. Jeannine’nin neden intihar girişiminde bulunduğu sorusunu üzerine Conrad, gittikçe büyüyen bir çukura düşmeye benzediğini söylerken zamanla çukurun kendisine dönüştüğünü tuzağa düşünce de her şeyin sona erdiğini söyler. Geri dönüp olanları düşünmediğin sürece çok da korkutucu olmadığını söyler. Conrad hastaneden tanıştığı arkadaşı Karen’ı tekrar arar fakat telefona Karen yerine babası bakarak kızının intihar ederek öldüğünü söyler. Bunun üzerine Buck ile yaşadığı kazayı anımsayan Cornad intihar düşünceleri içine girerek doktorunu arar ve görüşmek üzere doktorun çalışma ofisinde buluşurlar. İntihar düşüncesini ve tekrar deneme düşüncesini durduramadığını bir şeye ihtiyacı olduğunu Doktor Berger’a söyler. Kaza anını tekrar anımsayan Cornad, kaza hakkında Buck’ın kendisini bıraktığı için kendisini suçlar. Karen’ın ölümünden kendisini suçlar bunun nedeni ise meşgul ve mutlu olan hayatına hastane ve olumsuz düşünceleri kendisinin getirdiğini düşünmesidir. Doktor Berger, Cornad’ın Buck kazasında yaptığı hata ile yüzleşmesini sağlar. Bay ve Bayan Jarret Houston’da tatildeyken Conrad hakkında ve birbirlerinin davranışları hakkında tartışırlar ve eve geri dönerler. Bu sırada büyükannesinde kalan
Conrad’da eve döner. Geçirdiği hafta hakkında konuşurken Conrad annesine sarılır, bu duruma anlam veremeyen Bayan Jerret tepki veremez. Gece eşinin yatakta olmadığını gören Bayan Jerret alt katta eşini ağlarken bulur. Bay Jerret eşine dönerek “sen çok güzelsin, ve ne yapacağın belli olmuyor. Kararlısın ama biliyor musun güçlü değilsin” der. Bay Jarret eşinin oğlu ve kendisine karşı verici bir tutum sergilemediğini söyler ve kendisini gerçekten sevip sevmediğini sorar. Bayan Jerret ise kendisi ile ilgili görüşlerinin hiç değişmediğini söyler. Bay Jarret ise bilmediğini eşi ile ilgili her şeyin sanki Buck olduğunu, tüm sevgisini onunla birlikte gömdüğünü ve bunu anlayamadığını söyler. Artık eşini tanımadığını ve ne tür bir oyun oynadıklarını bilmediğini söylerken onu artık sevip sevmediğini de bilmediğini söyler.
Ertesi sabah Bayan Jarret evden ayrılır. Conrad annesinin evden ayrılmasının kendinden kaynaklı olduğunu babasına söylerken babasından artık zamanının çoktan gelmiş olduğu cevabını alır. Bunu yapmaması konusunda onu uyarırken kimsenin hatası olmadığını söyler. Babası Conrad hakkında hiç endişelenmediğini, sadece dinlediğini söylerken işleri yoluna koyma konusundaki yetersizliğini oğluna anlatır. Conrad babasına olan tüm sorunlarda ortaya çıkan sorunu görmezden gelerek her şeyin yoluna gireceği konusunda telkinlediğini söyler. Birbilerine sevdiklerini söylerken sarılırlar.

Sıradan İnsanlar filminin baş rolü Conrad ve terapisti.
Sıradan İnsanlar filminin baş rolü Conrad ve terapisti.

Suçluluk Duygusu ve Hayatta Kalma Suçluluğunun Conrad Üzerindeki Etkisi

Suçluluk, medeniyetin yaygın bir özelliğidir. Suçluluk, travmatik sonuçları uyandıran bir iç kötülük olarak düşünülmüştür (Jordan, 1995). Suçluluk bilimsel görüşte üç kavramla açıklanır. Suçluluk üç ahlaki yargıdan biridir. Diğer ikisi utanç ve adalettir. Utanç, bir kişinin değerine karar verir. Adalet bir eylemin adaletini yargılar. Suçluluk, kişinin eylemlerini iyi ya da kötü, daha genel anlamda ise erdemli ya da günahkâr olarak yargılar. Diğeri ahlaki yargılardır. Ahlaki yargılar belirli durumlar için normatiftir. Örneğin, karınca yuvasının dağılmasına neden olan kişinin karıncalar için doğal ortamlarına yiyecek bırakmasıdır. Sonuncusu ise suçluluk neden değil, travmatik durumların bir sonucu olduğudur. Travmanın istenmeyen bir klinik sonucu olarak hayatta kalan suçluluğu, 1960’larda literatüre girdi.. Krystal ve Niederland’e göre, Holocoust mağdurları arasında diğerleri ölürken, diğer bireylerin hayatta kaldığı için yaşadığı yoğun, durulmamış suçluluk duygusu yaygınlaşmıştır (Krystal, Neiderland, 1971).Hayatta kalma suçluluğu ile ilgili yapılan çalışmalar genellikle patolojiyi çok kapsamlı olarak değerlendirmiştir. Öte yandan hayatta kalma suçluluğu incelendiğinde çeşitli alt tiplerden oluştuğu belirlenmiştir (Valent, 1998). Toplam sekiz tane olan alt tipler şu şekildedir: Kurtarma; suçluluk, ihmal ve kendi kendini ilgilendiren bir acıdır ve sonuç olarak, özellikle sorumluluk üstlendikleri başkalarına zarar, acı veya ölüme neden olmuştur. Soykırımdan kurtulanlar, çocuklarının ve eşlerinin ölümü için kendilerini suçladılar. Kurtarıcılar sorumlu olduklarını gördüklerini kurtarmadıkları için kendilerini suçlarlar. Bağlanma; suçluluk, kötü, günahkâr, itaatsiz gibi hissediyor. Biri felakete neden oldu, ya da terk etme gibi, kötülük için ceza gerekmektedir.

Hedeflere ulaşma;
Suçluluk burada başarısızlık ile ilişkilidir. Kişi yetersiz, beceriksiz, aptal, beceriksiz veya tembel hisseder. Hedef teslim; insanlar intihar girişiminden vazgeçtikleri veya vazgeçtikleri, umutsuzluğa kapıldıkları için kendilerini suçlu hissedebilirler. Savaşçı; kendini savunmada veya başkalarının savunmasında savaşmak bir erdem olsa da, hasar ve ölüme neden olan yanlışlık dehşete ve dehşete yol açar. Kişi kötü bir katil gibi hisseder. Uçuş; buradaki suçluluk, başkalarını geride bırakmak, sorumluluktan kaçmak, korkak olmak, ahlaki liflerden yoksun olmak, geri dönmek, seyirci olmak olabilir. Rekabet; öncelik suçu, insanların başkaları pahasına hak edilmeden hayatta kaldıklarını, ölenler yerine gerçekten ölmeleri gerektiğini ima eder. Hayatta kalanlar genellikle ölülerin kendileri yerine hayatta olması gerektiğini söylerler. İşbirliği; aldatma, yalan söyleme, sömürü ve ortaklara zarar verme duygusu ihanet suçunu çağrıştırır. Cinsel istek günahkâr olarak adlandırıldı ve yüzyıllar boyunca yoğun suçluluk uyandırdı (Valent, 2016).

Tüm bu alt tipler göz önünde bulundurularak Conrad’ın cezalandırılmaya karşı olan isteği suçluluğa, iyi bir yüzücü olmasına karşın kendisini başarısız ve yetersiz hissederek sporu bırakması, akademik hayatında performansının düşmesi hedeflere ulaşmaya, kazada yeterince çaba göstermediğine yönelik suçluluk duygusu ise kurtarma alt tipine sahip olduğuna işaret eder. Conrad, kardeşi Buck’ın hayatını kaybettiği tekne kazasında kardeşinin ölümüne karşın kendisinin hayatta kalmasına karşı suçluluk duygusu geliştirmiştir. Bu durum terapi sürecinde ortaya koyduğu düşüncelerinde gözlenebilirken, sosyal hayatına olan etkileri ise özellikle aile içinde annesi, arkadaş çevresinde ise abisi Buck ile ortak arkadaşları olan çocukluk ve yüzme takımı arkadaşına yansımıştır. Kardeşinin ölümünden kendini sorumlu tutan Conrad, intihar girişimi sonrası hastaneden taburcu olduktan sonra kontrol duygusu ile ilgili obsesyon yaşamaya başlar. İntihar girişimi sonrası girişimi tekrarlamaya karşı aşırı kontrolcü olurken ailesi ve yakın çevresinde kendisine karşı olan duygu ve düşünceleri bu olguyu sürdürücü nedenler olarak ortaya çıkar.

Erikson’un Psikosoyal Gelişim Evreleri Bağlamında Conrad

Erikson’a göre birey hayatı boyunca farklı psikososyal gelişim evrelerini tamamlayarak ilerler.. Erikson’a göre birey, 11 ve 17 yaşları arasında, kimlik edinimine karşı olarak kimlik karmaşası yaşar. Ergenliğin öncesi ve devamını kapsayan bu evre kişiler açısından oldukça kritiktir (Gürses ve Kılavuz, 2001). Conrad küçüklüğünden itibaren ailenin ilk ve annesine göre parlak çocuğu olan abisi Buck’ın gölgesinde büyümüştür. Ailedeki büyük kardeş varlığı küçük kardeşin birey olma ve kimlik edinimi sürecinde rol model olarak görüldüğü irdelenebilir. Bu nedenle halihazırda annesinin Buck’a karşı olan aşırı sevgisine karşın kendisine sevgi göstermemesi Conrad üzerinde kimlik ediniminde abisini rol model almasına neden olmuş olabilir. Bu bağlamda rol model aldığı abisini kendisinin de içinde bulunduğu bir kaza sonucu kaybetmiş olması travmatik yaşantının şiddetini artırırken gelecek dönemdeki kimlik arayışına olumsuz etkide bulunmuş olabilir. Conrad’ın intihar için kullandığı kara delik analojisi bu kimlik arayışını yansıtmaktadır.

Travmatik Bir Süreç Olarak Kardeş Kaybı

Travma, “kaza, cinayet veya doğal afet gibi şiddetli bir olaya karşı ortaya çıkan duygusal tepki” olarak tanımlanmaktadır (APA, 2013). Öte yandan travmatik olay, bireyin fiziksel bütünlüğünü, hayatını, yakınlarını, insanlara olan tutum ve düşüncelerini tehdit eden yaşantılar olarak nitelendirilir (Zara, 2012). Yaşanan travmaların sonucunda kişinin yaşantısında fiziksel, duygusal ve sosyal açıdan değişimler meydana gelebilmektedir. Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), yaşanan travmatik olayından ardından beliren, bireyde aşırı uyarılma durumu, yaşadığı travmayı hatırlatan uyarıcılardan kaçınma ve kişinin travmatik olayı rüyalar ve “flashback” vasıtasıyla yeniden yaşama semptomları ile takip eden ve en az 1 ay boyunca devam eden psikolojik bozukluk olarak tanımlanmıştır (Şuer, 2015). TSSB sonucunda olay, istemsiz bir şekilde zihne gelebilirken, olaylar rüyalarda da görülebilmektedir. Öte yandan, travmatik olay flashback yoluyla tekrar tekrar yaşanırken, travmatik olayı hatırlatan düşünsel ve davranışsal tepkiler verilebilir.

Bu bilgilere göre Conrad için abisi Buck’ın hayatını kaybettiği kaza bir travmatik olaydır. Kardeşinin kaybına tanık olma kendisinde çaresizlik, suçluluk, aşırı korku ve kontrol duygularına yol açmaktadır. İçsel ve dışsal uyaranlara verdiği aşırı tepkiler, günlük hayatında deneyimlediği olayları yaşadığı travma ile bağdaştırması, rüyalarında korkunç içerikli olgular ve travmatik olay olan kaza sürecini yeniden yaşaması TSSB değerlendirmesi açısından açıktır. Conrad travmaya eşlik etmiş duygu, düşünce ve davranıştan kendisini kaçıramaz ve süregelen hayatında bu durum ile yüzleşir. Travma yaşadığı yer olan sudan uzak kalma isteği, ailesi arkadaşlarına karşı yaşadığı geri çekilme TSSB’nin ana faktörlerindendir. Öfke patlamaları yaşaması, uykusuzluk veya uykuya dalmada yaşadığı problemler, doktor Berger’e ilk gittiğinde yaşadığı irkikme Conrad’ın yaşadığı travmadan kaynaklanan içsel ve dışsal süreçlere örnek olarak verilebilir.

Depresyon Bağlamında Kardeş Kaybı

Bu bağlamda DSM V tanı kitabında yer alan TSSB patolojisi Conrad’ın yaşadığı durumun en net açıkalmasıdır. Öte yandan sosyal hayatta geri çekilme, akademik başarı düşüşü, iştahsızlık, yaptığı işlerden zevk alamama, fiziksel hareketlerde yavaşlık ve düşüncelerini odaklayamama semptomlarını göstermesi Conrad’ı yine DSM V içerisinde yer alan Majör Depresyon ile açıklanabilir. Bu bağlamda Conrad, Hayatta Kalma Suçluluğu, TSSB ve Majör Depresyon tanıları alabilir.

Sonuç

Conrad travmatik bir olay sonrasında kaybettiği abisi Buck’ın ardından hayatında deneyimlediği olaylar duygusal, bilişsel ve davranışsal olarak farklı sonuçlara neden olur. Bu süreçte abisi ile gerçirdikleri kaza sonucunda abisi Buck’ın ölme nedeni olarak kendini suçlaması, Buck yerine kendisinin ölmesi gerektiğine yönelik inancı ve bu inancın getirdiği davranışsal bilişsel sonuçlar onu intihar girişimine sürüklemiştir. Tedavisinin ardından devam eden bu suçluluk duygusu hayatta kalma suçluluğu (survivor guilty) ile ilişklendirilebilir. Ailesi ve özellikle annesi tarafından daha çok sevilen abisi Buck’ın kaybı bireyin hayatını şekillendiren en önemli olaylardan olan ergenlikte yaşanması halihazırda kimlik arayışı psikososyal gelişim döneminde olan Conrad için olumsuz sonuçlara neden olmuş olabilir. Yaşadığı olaylar ve olaylara verdiği tepkiler bağlamında Conrad DSM V tanı ölçütlerine göre hayatta kalma suçluluğuna ek olarak TSSB ve Majör Depresyon ilişkilendirilebilir. Ebeveynlerin, özellikle annesinin onun üzerinde kurduğu suçluluk duygusu ve Conrad’ın annesine olan olumsuz duyguları ise ebeveynlik stilleri bağlamında değerlendirilebilir. TSSB, majör depresyon ve hayatta kalma suçluluğunu anlatan bu film psikoterapi sürecinde duygudurum bozukluklarına bağlı tanısı olan bireylerle kullanılabilir.

Kaynakça

Jordan MR. (1995). A spiritual perspective on trauma and treatment. NCP Clin Q.;5:9–10.
Valent P. (1998). From Survival to Fulfilment: A Framework for the Life-Trauma Dialectic. Philadelphia.
Krystal H, Niederland WC. (1971). Psychic Traumatization: After-Effects in
Individuals and Communities. Boston, MA: Little, Brown and Company.
Valen P. (2016). Survivor Guilt. Stress: Concepts, Cognition, Emotion, and Behavior 373- 375. doi:10.1016/B978-0-12-800951-2.00047-9
Gürses İ, Kılavuz A. (2016). Kuşakların Ahlâkî Değerleri Birlikte Öğrenmesi: Kohlberg’in Ahlâkî Gelişim Kuramı Açısından Bir Değerlendirme Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 25, 97-117.
American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. 4. baskı. Washington: American Psychiatric Publishing.
Zara A. (2012) Yaşadıkça: Psikolojik Sorunlar ve Başa Çıkma Yolları. İstanbul: İmge Kitabevi.
Şuer T. (2015) Posttravmatik stres bozukluğu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri. 47, 205-210.

Daha fazla film / kitap analizi için tıklayın… https://bilimfeneri.com/category/analizler/

Sıradan İnsanlar filmin IMDb bağlantısı için tıklayın.. https://www.imdb.com/title/tt0081283/

Sıradan İnsanlar #Film Analizi #Psikoloji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial