Black Swan / Siyah Kuğu Film Analizi

Black Swan

Siyah Kuğu / Black Swan, başrolünü Natalia Portman’ın oynadığı, yönetmenliğini ise Darren Arofonsky’nin üstlendiği 2010 yapımı Dram/Gerilim filmidir. Portman, annesi ile birlikte yaşayan ve 4 yıldan beri baleyle uğraşmakta olan yetenekli bir dansçı kızı Nina’yı canlandırmaktadır. Henüz kendisini keşfetmemiş, kişilik olarak karmaşık bir yapıda olan Nina; çalıştığı gösteri merkezinde yeni sezonda oynaması planlanan Kuğu Gölü Balesinin baş balerini olarak dans etmeyi hayal etmekte ve oldukça sıkı çalışmaktadır.

Analiz

Gösterinin seçmelerinde yönetmen, sadece dansçıdan ziyade daha karmaşık bir yetenek aramaktadır. Bu nedenle Nina teknik olarak her ne kadar mükemmel bir performans sergilese de gösterinin yönetmeni, Nina’nın vurucu, dışadönük ve seyirciyi etkileyecek bir yapısının olmamasından dolayı onu tercih etmemiş; belkide Nina’nın kendini bulması için ona bir şans sunmuştur. Erikson’un psikososyal gelişim dönemleri bağlamından incelendiğinde Nina’nın ergenlik dönemi olan kimlik edinimine karşı kimlik karmaşası” evresini tamamlamıştır. Genel yaşantısı, arayış içinde oluşu ve duygu durumu bu evredeki kimlik edinme sürecinde sorunlar yaşadığı şeklinde değerlendirilebilir. Öte yandan Nina’nın aileden kaynaklı içinde bulunduğu durum; annesinin aşırı korumacı ve onun üzerinde baskın bir karakter olması, Nina’nın kişiliğinde çeşitli yansımalar ile ortaya çıkmaktadır. Gösteride yer alan siyah ve beyaz birbirine zıt iki kuğu da canlandıracak olması filmin en vurucu ikilemini ortaya çıkarmır.

Nina’nın rolle bütünleşme isteği ve mükemelliyetçi kişilik özelliği, annesinin onun üzerinde yarattığı baskı onda paranoid psikozların ortaya çıkmasını, çift karakter oynaması ise onun kişiliğinde bir bölünmeye yol açmıştır. Bu bağlamda değerlendirildiğinde yüksek mükemmeliyetçilik kendisinden beklenen yüksek başarı talebi helikipter ebeveyn tutumuyla değerlendirilebilir. Yönetmenin ona söylediği sözler üzerine kendini aramaya, keşfetmeye başlayan Nina yavaş yavaş atak geçirmeye ve kendini halüsilasyonların içinde bulmaya başlar.

Annesinin durumu fark etmesi üzerine gösterdiği aşırı tepkiler klinik olarak değerlendirildiğinede birer sürdürücü etki olmuştur. Her ne kadar annesi onun için endişelense de geçmişten gelen davranışları ve muhtemeln hekikopter ebeveynlik stili kızının kişiliğini ve benliğinin bir parçası olan şemaları oluşturmada etkili olduğu ile ilişkilendirilebilir.

Lily karakterinin Nina’nın bir halüsilasyonu mu yoksa filmdeki gerçek bir karakter olduğu husunda; film benim üzerimde de bir ikilem yaratmayı başarmıştır. Sevişme sahnesi her ne kadar bir psikozun bir yansıması gibi görünse de aslında gerçek olabilir. Yaratılan bu ikilem Black Swan filminin sonunda gerçeğe nail olmamızı sağlayarak Lily’nin aslında Nina’nın kişiliğnde bölünmeyle ortaya çıkan bir alteri; (alt kişiliği) olduğunu psikozu nedeniyle kendisini bıçakladığını görüyoruz.

Genel bir değerlendirmeyle Black Swan filmi; bir psikozun nasıl tetiklendiğini, bireyin geçmiş yaşantılarının ve stabil olmayan bir hayat sürdürmemesi ile travmaya bağlı ortaya çıkabileceğini gösterir. Öte yandan bu psikozun ne derece yıkıcı davranışsal sonuçlara neden olacağını ortaya koyar.

Daha fazla film analizi için tıklayınız…
https://bilimfeneri.com/tag/film-analizi/
Black Swan filminin Imdb bağlantısı için tıklayınız… https://m.imdb.com/title/tt0947798/

#Black Swan #Siyah Kuğu #Film Analizi #Psikoloji #Siyah Kuğu #Patoloji #Natalia Portman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial