Çizgi Roman Okumak Beyin Fonksiyonlarını Geliştirir Mi?

çizgi roman

Geçmişten bugüne insan hayatına dair pek çok alışkanlık ve yaşam biçimi değişti ama çizgi roman okuma sevdası bu değişimin her dönemde dışında kalmıştır. Pek çok kişi çizgi romanların sadece eğlendirmekten veya eğitmekten daha fazlasını yapmadığını düşünmektedir. Öte yandan ortaya konulan bilgiler, görsel anlatıları okumanın genel okuryazarlığı geliştirdiği ifade edilmektedir. Bu yazı da beyin fonksiyonlarına olan katkısını içerir.

Günümüzde okuryazarlığı soyut kavramları metinsel ve sözlü dile dönüştürme süreci olarak tanımlıyoruz. Öte yandan, tüm okuryazarlık metinsel değildir ve hatta sözlü bir dile dayanmamaktadır.

Çizgi Romanlarda Psikoloji

Dale Jacobs’a göre çizgi romanlar; etrafındaki dünyayı haritalayan insan beynine benzer süreçleri uyaran ipuçları aracılığıyla sofistike hikayeler anlatıyor. Kelimelerin, görüntülerin, ses efektlerinin, vücut dilinin ve yüz ifadelerinin birleşimleri anlam taşımak için kullanılır. Uyarıcılar aktarılan hikayenin daha gelişmiş bir içerikle; metin anlama ile aynı zihinsel süreçleri içeren görsel bir dil oluşturur.

Neil Cohn, çizgi roman kuramcısı, Tilburg Üniversitesi’nde yardımcı doçent ve Görsel Anlatılar ve Zihin adlı bir çalışmanın yazarı, çizgi romanların güçlü ve etkili bir öğrenme yardımı olarak hizmet edebileceğini vurgulamaktadır. Çok küçük çocuklar genellikle ilk olarak parlak renklerle dolu resimli kitaplar, abartılı ifadeler ve çok az kelime ile hikayelere tanıtılırken; geleneksel eğitim çocukları daha gelişmiş erken okuyucu kitaplarına ve sonunda metin ağır bölüm kitaplarına geçmeye teşvik eder.

Öğrenme güçlüğü veya gelişimsel geriliğe sahip olan çocuklar, özellikle otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar, görselden daha geleneksel okuma görevlerine geçişte zorlanabilirler. Bu hususta çizgi romanlar çocukların yaşamlarını ve öğrenme yeteneklerini zenginleştirme ve güçlendirme potansiyeline sahiptir.

Çizgi Romanlar ve Beynimiz

Araştırmalara göre, görsel bilgileri işlemede insanlar metinden 60.000 kat daha hızlı. Bu durum, altyazıları okumak yerine dublajlı bir film izlemek gibi daha akıcı bir süreçtir. Cohn gibi araştırmacılara göre, insanlar evrimsel olarak görsel hikaye anlatımının verimliliğine eğilimlidir.

Geleneksel metin, aynı bilgileri sırayla sunmakla oldukça sınırlıdır. Öte yandan çizgi roman okuduğumuzda, aynı anda ortam, ruh hali, zaman, duygu, diyalog ve eylem gibi çok sayıda görsel bilgiyi yorumlarız.

“Ayna nöronlar” adı verilen özel beyin hücreleri, yüz ifadeleri gibi hareketleri kendi duyularımıza asimile ederek geçmiş deneyime dayalı bir öğrenme gerçekleştirir. Bu sayede aynı eylemleri gerçekleştirdiğimizi ve onunla birlikte gelen fiziksel ve duygusal hisleri deneyimlediğimizi düşünürüz.

Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların genellikle başkalarının duyguları ve ihtiyaçları ile ilişki kurmak için mücadele etmelerinin bir nedenidir, çünkü görsel duygusal ipuçlarını almazlar. Bu yüzden çizgi roman okumak sadece okuma anlayışlarını değil, aynı zamanda sosyal ve kişilerarası iletişimlerini de geliştirebiliyordu.

Fotoğrafları Okuyun

Çizgi roman okumak, yorumlamak ve yaratmak, diğer zihinsel işlem yollarını da güçlendirmenin bir yolu olabilir. Araştırmalar, okuma ile mücadele eden çocukların bunu sıklıkla kullandıklarını, çünkü yeni bilgileri kullanabilecekleri içeriğe entegre etmekte zorlandıklarını göstermektedir. Bir sayfadaki kelimeleri tanıyabilirler, ancak hangi bilginin anlatıyla ilgili olduğunu doğru bir şekilde değerlendirmek için mücadele ederler. Bu, uzun metinlerin okunmasını ve karmaşık doğal ortamlarda ezici olmasına neden olabilir.

Çizgi romanların yapılandırılmış görsel dili, hangi bilgilerin hem önemli hem de alakalı olduğu konusunda belirgin ve güvenilir ipuçları sunar. Çizgi roman ve grafik romanların dilini oluşturan abartılı yüz ifadeleri ve tutarlı görsel ipuçları, beynin bu empati yollarını ne zaman ve nasıl kullanacağını tanıması için eğitilmesine yardımcı olur.

Çocuğunuzu genç yaşta çizgi romanlara ve grafik romanlara tanıtmak ve hayatları boyunca zengin görsel medya çeşitlerini keşfetmeye devam etmek için teşvik etmek; onlara yeni becerilere ve erdemsel güçlere erişmelerini sağlayabilir.

Çizgi roman hikaye anlatımının kalıcı popülaritesi, baştan çıkarıcı görüntülerin veya gösterişli grafiklerin bir sonucu değil, insan zihninin hikayeleri anlamak ve yorumlamak için nasıl geliştiğinin bir yansımasıdır.

Daha geleneksel, metin tabanlı edebi kuzeni gibi çizgi roman, sadece okumayı öğrenen küçük çocuklara değil; aynı zamanda zombilerden dine, seks işçilerinin hayatlarına kadar her şeyi okumak isteyen yetişkinlere hitap eden geniş bir kategori içeriyor.

Çizgi romanlar ve tüm çizgi roman endüstrisi zamanla evrimleşmiş olsa da, çizgi roman kültürü ve geleneğinin devam etmesi muhtemeldir. Pop kültürü bizi hayatta daha iyi hale getirdiğinde, buralarda kalma eğilimindedir.

Daha fazla haber içeriği için tıklayınız… https://bilimfeneri.com/category/haberler/
Daha fazla bilimsel içerik ve Bilim101 içerikleri için tıklayınız…
https://bilimfeneri.com/category/bilim101/

#Nörobilim #Bilim101 #Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial