Otizm Şiddeti Erken Çocukluktaki Müdahaleyle Azalıyor

otizm

Bir UC Davis MIND Enstitüsü araştırması erken çocukluk döneminde, otizmli kızların otizm semptom şiddetinde otizmli erkek çocuklara göre daha fazla azalma ve daha az artış gösterme eğilimi olduğunu ortaya koymuştur Erken çocukluk, bireyn öğrenme veya diğer gelişimsel kritik yeteneklere sahip önemli bir beyin büyümesi dönemidir. Bu dönem otizmin ilk tanısı için tipik dönem ve erken müdahale için en uygun zamandır. ABD’de, 54 çocuktan yaklaşık 1’inde otizm spektrum bozukluğu (OSB) saptandı. Cinsiyet olarak OSB, erkek çocuklarda kızlara göre 4 kart fazla görülmektedir. 

Önceki çalışmalar, çocukluk döneminde otizm şiddetindeki değişiklikler açısından tutarsız sonuçlar olduğunu göstermekteydi. Genel anlamda, tanıda otizmin şiddetinin ömür boyu süreceği yönünde genel kanı vardı. Buna karşın yayınlanan çalışma, erken çocukluk döneminde semptom şiddetindeki değişiklikleri ve bu değişikliklerle ilişkili potansiyel faktörleri ortaya koydu. Boylamsal bir çalışma olan Otizm Fenyay Projesi’nde (APP) ASD’li 125 çocuk çalışmanın örneklemini (89 erkek ve 36 kız) oluşturuyordu. Katılmcıların, çocukluklarında önemli toplum temelli otizm müdahalesi aldığı bilgisi vardı.

Araştırmacılar, otizm araştırmalarında altın standart değerlendirme aracı olan Otizm Tanısal Gözlem Programından (ADOS) türetilen ADOS Kalibre Önem Derecesi Puanı (CSS) adı verilen 10 puanlık bir şiddet ölçüsü kullandılar. Katılımcılar için 6 yaş ve 3 yaşlarındaki ADOS CSS puanları arasındaki fark olarak bir şiddet değişim skoru hesaplamışlardır. İki veya daha fazla puanın değişmesi semptom şiddetinde önemli bir değişiklik olarak kabul edilmiştir.

Otizm belirtilerinin şiddetinde değişiklik ve optimal sonuç

Çalışma katılımcıları ciddiyet değişim skorlarına göre Azalan Önem Grubu (% 28,8), İstikrarlı Önem Grubu (% 54,4) ve Artan Önem Grubu (% 16,8) olarak sınıflandırmıştır. Önemli bir bulgu olarak çocukların semptom şiddetinin yaşla birlikte değişebileceği ortaya koyuldu. Buna göre aslında, çocuklar gelişebilir ve iyileşebilirlerdi.

Araştırmacılar, küçük çocukların yaklaşık %30’unun 6 yaşında 3 yaşındakilere göre daha az şiddetli otizm belirtileri olduğu;. Bazı durumlarda da çocuklar otizm teşhislerini tamamen kaybettiğini bulduklarını ilettiler. Öte yandan bazı çocukların daha da kötüye gittiğini de doğrulayarak “Ne yazık ki, kimin iyi işleyeceğini ve kimin daha şiddetli otizm belirtileri geliştireceğini ve farklı müdahalelere ihtiyacı olacağını tahmin etmek şu anda mümkün değil.” dedi.

Daha önce OSB tanısı konmuş bir kişi otizm belirtilerinin kaybı nedeniyle otizm tanı kriterlerini karşılamadığında, optimum sonuç elde edilen bir standarttır. Bu çalışmada, yedi katılımcı (dört kız ve üç erkek) 6 yaşında OSB eşik değerinin altında bir ADOS CSS’ye sahipken; bu potansiyel olarak optimal sonucu gösterir. Belirti şiddetinin azaldığını gösteren çocuklar, birden fazla alanda stabil veya artmış şiddet gruplarındakilere göre daha iyi uyum becerilerine sahip olduğu ortaya konuldu.

Otistik ve başa çıkma stratejisi olarak kamufle eden kızlar

Kızlar ve erkekler, otizm belirtilerinin farklı belirtiler ile karakterize edebilir. Kızlar biliş, sosyalleşme ve pratik iletişim becerilerinde erkeklerden daha iyi gelişimsel sonuçlar gösterebilirler. MIND Enstitüsü’nde lisansüstü araştırmacı ve makalenin ilk yazarı Einat Waizbard-Bartov, “Otistik kız çocuklarının ciddiyetini erkeklerden daha fazla ve ciddiyetini erkeklerden daha az arttığını gördük” dedi.

Waizbard-Bartov’a göre, bu farkın olası bir açıklaması, kızların semptomlarını kamufle etme veya gizleme yeteneğidir. Otizmin özelliklerini kamufle etmek, sosyal durumlarda kişinin semptomlarını maskelemeyi içerir. Bu başa çıkma stratejisi, OSB tanısı konan kadınlarda, yetişkinlik dönemi dahil olmak üzere farklı yaş aralıklarında OSB’li erkeklere kıyasla daha yaygın olan sosyal telafi edici bir davranış sergilemelerini sağlar.

Waizbard-Bartov, “Otizmin şiddetinde daha fazla kız çocuğunun azalmış gibi görünmesi, yaşla birlikte semptomlarını maskelemeyi öğrenen erkek çocuklara kıyasla artan sayıda kızdan kaynaklanıyor olabilir” dedi. “Bu olasılığı gelecekteki çalışmalarda araştıracağız.”

IQ, başlangıç şiddeti ve otizm şiddetindeki değişim

Çalışma ayrıca IQ’nun semptom şiddetindeki değişiklik ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğunu buldu. Daha yüksek IQ’lu çocukların ASD semptomlarında azalma göstermesi daha olasıdır. Waizbard-Bartov, “IQ, otizmli çocuklar için semptom şiddetinin en güçlü prediktörü olarak kabul edilirken; IQ skorları 3 yaşından 6 yaşına kadar arttıkça semptom şiddeti seviyeleri azaldı.” ifadesini kullandı.

Araştırmacılar, erken şiddet seviyeleri ile gelecekteki semptom değişimi arasındaki ilişkiyi tespit edemediler. Şaşırtıcı bir şekilde, 6 yaşında semptom şiddeti artmış çocuk grubu, 3 yaşında anlamlı olarak daha düşük şiddet seviyeleri göseterirken şiddet skorları diğer gruplardan daha az değişkenlik göstermiştir.

Çalışma, gelecek için çeşitli konuları gündeme getiriyor

Çalışma, zaman içinde semptom değişikliği ile ilişkili olarak IQ, başlangıç şiddet seviyesi ve alınan müdahalenin türü ve yoğunluğu arasındaki ilişkiler gibi daha ileri araştırmalar için çeşitli konuları gündeme getirmektedir.

Kaynak

“Trajectories of Autism Symptom Severity Change during Early Childhood”. by Waizbard-Bartov ve diğerleri Journal of Autism and Developmental Disorders doi:10.1007/s10803-020-04526-z

Daha fazla Bilim101 içeriği için tıklayınız… https://bilimfeneri.com/category/bilim101/
Son haberler için tıklayınız… https://bilimfeneri.com/category/haberler/

#Otizm #Haber #Patoloji #Psikoloji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial