1. Ana Sayfa
  2. Haberler
  3. Cildinizden Ruh Halinizi Tanıyan Teknoloji Geliyor

Cildinizden Ruh Halinizi Tanıyan Teknoloji Geliyor

Cildinizden Ruh Halinizi

Cildinizden ruh halinizi elektrik sinyalleri ölçerek tanıy teknoloji akıllı cihazlar, stres seviyeleriniz hakkında bilgi verme, spor performansınıza yardımcı olma ve duygularınızı izlemenize olanak tanıyor. İsveç ve İngiltere’den uluslararası bir araştırmacı ekibi, cildimizin iletkenliği tarafından üretilen biyolojik sinyalleri yorumlamanın yenilikçi bir yolunu geliştirdi. Hareketleri ölçmek için bir ivmeölçer de içeren giyilebilir bileklik; elde edilen verileri kullanarak akıllı telefonda gerçek zamanlı renkli grafik biçiminde verilerin kullanıcı tarafından yorumlanmasını ve kaydedilmesini sağlar.

Cilt iletkenliği, bir bakıma kişinin ne kadar terlediğinin bir ölçüsüdür. Duygusal tepkileri ve fiziksel tepkileri gösterir ve yalan dedektörleri gibi teknolojilerin temelidir.

Duyusal Sağlık’ olarak adlandırılan prototip görselleştirme sistemi, uzmanlar tarafından cilt üzerindeki sensörlerden çıkarılan verileri kullanarak; yeni ve gelişmekte olan bilgisayar teknolojilerinin akıllı telefonlarda ilgi çekici görselleştirmeler tasarlamak için nasıl kullanılabileceğini ortaya çıkarıldı.

KTH – Stockholm Kraliyet Teknoloji Enstitüsü kıdemli araştırmacı ve çalışmadaki baş araştırmacı Dr Pedro Sanches şunları söyledi:

“Vücudumuz ölçülebilen çok çeşitli sinyaller üretir. Biyodata dediğimiz bu sinyalleri ölçen birçok yararlı cihazın sayısı, yıllar boyunca spor için kalp atış hızı monitörleri gibi çoğaldı. Bununla birlikte, biyodatanın henüz tam olarak geliştirilemeyen, cilt iletkenliği veya terleme seviyeleri gibi başka alanları da vardır. Bu tür verileri anlamlandırmak ise kolay değildir. İnsanlar bu tür bilgilere aşina değiller, ve bunu nasıl kullanmak isteyecekleri veya bu biyo verileri sunan cihazlarla nasıl etkileşime girecekleri konusunda da henüz bir netlik yok ”

23 kişilik bir çalışma grubuna bir ay boyunca Afektif Sağlık prototipi verildi. Araştırmacılar katılımcılara cihazların ne için yararlı olduğunu söylemediler bunun yerine; duyusal sağlığın hem fiziksel hem de duygusal reaksiyonları, terlemenin artmasının iletkenliği nasıl arttırdığı ve bunun farklı renklerle nasıl temsil edildiği ile ilgili bilgi toplayabileceği konusunda yönergeler verdiler. Katılımcılar teknolojiyi kullanmanın en iyi yollarına karar verdiler.

Araştırmacılar, çalışmanın bu açık tasarım aşamasının, önceden belirlenen şartlarda kullanılmadan bazı katılımcıların sistemi stres seviyelerini ölçmek ve yönetmeye yardımcı olmak için bir araç olarak kullanmasına yol açtığını buldular.

Öte yandan seçkin sporcular da dahil olmak üzere pek çok kişi cihazı eğitim ve iyileşme düzeni hakkında bilgi almak için kullandılar. Diğer kullanım alanları ise yaşamları hakkındaki bilgileri günlüğe kaydetmeyi ve duyguları izlemeyi içeriyordu. Ancak ilginç bir şekilde, birkaç kişi teknolojiyi birden fazla amaç için kullanacaktı.

İsveç Kraliyet Teknoloji Enstitüsü’nden Profesör Kristina Höök şunları söyledi:

“Kullanıcıların sistemi ne hakkında kullanacaklarına yönelik sınıflndırmaları sonucu sistemin nasıl renklendiğine şaşırdık. Buna bir spor aracı olarak bakmışlarsa, stres veya duygusal tepkilerden bahseden verileri “görmediler”. Buna bir duygu ölçme aracı olarak bakmışlarsa, spor faaliyetleri nedeniyle sosyal süreçlerden veya efordan bahseden verileri görmediler.

“Bazılarının kişilik özellikleriyle ilişkili fikirlerine karşı konuşan verilerle etkileşim kurmaktan nasıl kaçındığını görmek de ilginçti. Bir kişi kendine sakin bir insan olarak baktı, ancak verilerde bol miktarda peak noktası vardı. Bu sayede cildinizden ruh halinizi tanıdınız.”

Açık tasarım aşaması, etkili sağlık prototiplerinin kullanılabileceği birkaç farklı uygulamanın ortaya çıkmasına yardımcı olmasına rağmen prototip; kendisini spor eğitim sistemi veya stres yönetimi aracı gibi belirli bir rol için iyi bir araç haline getirecek bazı işlevlerden yoksundu.

Araştırmacılar, cihazları belirli rollere özgü hale getirmek için tasarım sürecinde ikinci daha özel bir adım gerekliliğini buldular. Araştırma, Avrupa Birliği’nin Horizon 2020 programı ile finanse edilen ve Lancaster Üniversitesi Bilgi İşlem ve İletişim Okulu Profesörü Corina Sas tarafından yönetilen AffecTech: Duygusal Sağlık için Kişisel Teknolojiler, Yenilikçi Eğitim Ağı’nın bir parçasıdır.

Profesör Sas, “Çalışma ile ortaya çıkan giyilebilir teknolojilerin tasarımcıları ve özellikle biyoveri tabanlı giyilebilir cihazlar hakkında bilgiler verdi. Tasarım, kullanıcıların bedensel yanıtlarını anlamalarına yardımcı olmak için çok önemlidir dedi.

“Sonuçlarımız, kullanıcılara tanıdık olmayan biyo-veri sunan yeni teknolojiler tasarlamak için iki aşamalı bir yaklaşımın değerini göstermektedir. Kasten açık ilk tasarım aşaması, kullanıcıların bu tür ürünlerin nasıl kullanılabileceği konusunda kendi fikirlerini geliştirmelerini sağlar. Bunu, cihazın işlevlerini sağlık, sağlık veya üretkenlik gibi belirli etkinlikler için düzenleyen ikinci bir adım izliyor. ” dedi.

Kaynak

2020 ACM CHI Conference on Human Factors in Computing Systems Sunumu.

Gündemdeki Son Haberler için Tıklayınız…. https://bilimfeneri.com/category/haberler/
Sosyal Medyada Takip Etmek İçin;
twitter.com/bilimfeneri_
Instagram.com/bilimfeneri

#Haber #Teknoloji

Yorum Yap

Yorum Yap

Yorumlar (1)

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir