1. Ana Sayfa
  2. Haberler
  3. Bilinç Dışı Öğrenme İnancın Temelini Oluşturuyor

Bilinç Dışı Öğrenme İnancın Temelini Oluşturuyor

bilinç dışı öğrenme

Nature Communications dergisinde yer alan araştırma, dini inancı araştırmak için örtük kalıp öğrenmeyi (bilinç dışı öğrenme) kullanan ilk araştırmadır. Katılımcıları ise, biri ABD’de diğeri Afganistan’da olmak üzere iki farklı kültürel ve dini grubu kapsamaktadır.

Amaç, örtük kalıp öğrenmenin bir inanç temeli olup olmadığını şayet varsa; bu bağlantının farklı inançlar ve kültürler arasında geçerli olup olmadığını test etmektir. Araştırmacılar gerçekten de örtük kalıp öğrenmenin çeşitli dinleri anlamak için bir anahtar sunduğunu ortaya koydular.

Georgetown’da Psikoloji ve Disiplinlerarası Program Bölümü’ üyesi Adam Green, “Düzen yaratmak için dünyaya müdahale eden bir tanrı veya tanrılara inanç, küresel dinlerin temel bir unsurudur” dedi. “Bu, Tanrı’nın var olup olmadığı ile ilgili bir çalışma değil; bu, beyinlerin neden ve nasıl tanrılara inanmaya başladıklarıyla ilgili bir çalışma. Bizim hipotezimiz, beyinleri çevrelerindeki bilinçaltında kalıpları ayırt etmede iyi olan insanların bu kalıpları kendi ellerine atfetebilmeleridir şeklinde konuştu.

Green, “Çocukluk ve yetişkinlik arasında yaşananlar gerçekten ilginç bir gözlemdi” diye açıklıyor. Veriler, çocuklar bilinçsiz bir şekilde çevredeki örüntüleri fark ediyorlarsa, inançlarının dindar olmayan bir evde olsalar bile büyüdükçe; inançlarının artma olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Aynı şekilde, bilinçsizce etraflarındaki kalıpları anlamıyorlarsa, dini bir evde bile büyüdükçe inançlarının azalması daha olasıdır.

Çalışmada, örtük örüntü öğrenmeyi ölçmek için iyi kurulmuş bir bilişsel test kullandı. Katılımcılar, bir bilgisayar ekranında bir dizi nokta belirip kaybolurken izlediler. Her nokta için bir düğmeye bastılar. Noktalar hızlı bir şekilde hareket etti, ancak bazı katılımcılar – en güçlü örtük öğrenme yeteneğine sahip olanlar – dizide gizli kalıpları bilinçaltında öğrenmeye başladı. Hatta bu nokta gerçekten görünmeden önce bir sonraki nokta için doğru düğmeye basmaya başladı. Bununla birlikte, en iyi örtük öğrenenler bile noktaların kalıplar oluşturduğunu bilmiyorlardı ve bu da öğrenmenin bilinçsiz bir düzeyde gerçekleştiğini gösteriyordu.

Çalışmanın ABD bölümünü, Washington, D.C.’den 199 katılımcıdan oluşan ağırlıklı olarak Hristiyan bir grubu oluşturdu. Kalan bölümünü ise Afganistan bölümü Kabil’deki 149 Müslüman katılımcı ile yapıldı.

Çalışmada yer alan Doktor Warren, “Bu çalışmanın benim için ve ayrıca Afgan araştırma ekibi için en ilginç yönü, bilişsel süreçlerdeki kalıpları ve bu iki kültürde çoğaltılan inançları görmekti” diyor Warren. “Afganlar ve Amerikalılar, en azından dini inançla ilgili olan ve çevremizdeki dünyayı anlamlandıran belirli bilişsel süreçlerde, farklı olmaktan çok benzer olabilirler. Birinin inancına bakılmaksızın, bulgular, inancın doğasına ilişkin heyecan verici içgörüler ortaya koyuyor.”

Green, “Örtük kalıp öğrenmeye daha yatkın bir beyin, beynin kendisini dünyanın neresinde veya hangi dini bağlamda bulursa bulsun, bir tanrıya inanmaya daha meyilli olabilir,” diye ekliyor Green, ancak daha fazla bilinç dışı öğrenme ile ilgili araştırmanın gerekli olduğu bir gerçek.

Green, “İyimser bir şekilde,” diye sonuçlandırıyor, “bu kanıt, temel insan seviyesinde farklı inançlara inananlar arasında bazı nöro-bilişsel ortak zemin sağlayabilir.”

Kaynak

Adam B. Weinberger, Natalie M. Gallagher, Zachary J. Warren, Gwendolyn A. English, Fathali M. Moghaddam, Adam E. Green. Implicit pattern learning predicts individual differences in belief in God in the United States and AfghanistanNature Communications, 2020; 11: 4503 DOI: 10.1038/s41467-020-18362-3

Daha fazla haber için https://bilimfeneri.com/category/haberler/

#Bilinç Dışı Öğrenme #Haber #Psikoloji #İnanç

Yorum Yap

Yorum Yap